İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, ABD'nin güven tesis edici adımlar atmaması halinde hiçbir müzakereye kapı açmayacaklarını duyurdu. Rızai'nin açıklaması, Orta Doğu'da artan gerilim ortamında Tahran'ın sert tutumunu bir kez daha ortaya koydu. Yetkili, zenginleştirilmiş uranyum konusunda da geri adım atmayacaklarını vurguladı.
Müzakereler için ön koşul: ABD'den güven adımı
Muhsin Rızai, yaptığı basın açıklamasında, "ABD güven tesis edecek adımlar atana kadar İran ile hiçbir müzakere yapılmayacak" ifadelerini kullandı. Bu sözler, İran'ın nükleer programı ve bölgesel politikaları konusunda Batı ile yürütülen dolaylı görüşmelere ilişkin belirsizliği artırdı. Rızai, Washington yönetiminin geçmişte verdiği taahhütleri yerine getirmediğini ve bu nedenle güven ortamının oluşmadığını belirtti.
İranlı yetkili, diyalog kapısının tamamen kapanmadığını ancak öncelikle somut adımlar görülmesi gerektiğini söyledi. ABD'nin yaptırımları kaldırması ve dondurulmuş varlıkları serbest bırakması gibi talepler, Tahran'ın ön koşulları arasında yer alıyor. Rızai, bu adımlar atılmadan masaya oturmanın anlamsız olacağını savundu.
Uranyum zenginleştirmede geri adım yok
Rızai, zenginleştirilmiş uranyum faaliyetlerine ilişkin sorulara da yanıt verdi. İran'ın nükleer programının barışçıl olduğunu yineleyen Rızai, uranyum zenginleştirme seviyesinin artırılmasının Tahran'ın egemenlik hakkı olduğunu ve bu konuda dışarıdan gelecek talepleri dikkate almayacaklarını ifade etti. Bu açıklama, İran'ın son dönemde uranyum zenginleştirme oranını yükselttiğine dair uluslararası endişelerin ardından geldi.
Uzmanlar, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun silah üretimi için gereken seviyeye yaklaştığını belirtiyor. Ancak Tahran yönetimi, nükleer silah edinme amacı taşımadığını sürekli vurguluyor. Rızai'nin açıklamaları, İran'ın nükleer müzakerelerde elini güçlendirmek için bu kartı kullanmaya devam edeceğini gösteriyor.
Bölgesel gerilim ve diplomasi trafiği
İran'ın sert çıkışı, Orta Doğu'da artan hareketliliğin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son haftalarda bölgede üst düzey ziyaretler ve diplomatik temaslar yoğunlaşmış durumda. ABD yönetimi, İran ile dolaylı görüşmeler için umutlu mesajlar verse de Tahran cephesinden gelen açıklamalar bu iyimserliği gölgeliyor. Rızai'nin sözleri, İran iç siyasetinde de sertlik yanlısı kanadın etkisini koruduğunu gösteriyor.
Avrupa Birliği ve diğer arabulucular, taraflar arasında köprü kurmaya çalışsa da İran'ın ön koşulları süreci kilitlemiş durumda. Nükleer anlaşmanın (JCPOA) geleceği belirsizliğini korurken, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürmesi Batı başkentlerinde endişeyle izleniyor.
Rızai, ayrıca İran'ın bölgesel güvenlik konularında da tek taraflı adımlar atmayacağını, komşularıyla işbirliğine açık olduğunu söyledi. Ancak ABD'nin bölgedeki askeri varlığını sorgulamaya devam etti.
Değerlendirme: Müzakereler için zorlu bir yol
İran'ın son açıklamaları, nükleer müzakerelerde kısa vadede bir atılım beklentisini zayıflatıyor. ABD'nin yaptırımları hafifletme konusunda adım atmaması ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürmesi, taraflar arasındaki güven açığını derinleştiriyor. Uluslararası toplum, İran'ın nükleer programını yakından izlerken, diplomatik çözüm için çağrılarını sürdürüyor. Ancak Tahran'ın son tutumu, kapsamlı bir anlaşmaya varılması için daha fazla zaman ve güven inşası gerektiğini gösteriyor.