İran resmi basınında yer alan haberlere göre, Tahran yönetimi Amerika Birleşik Devletleri ile imzalanması muhtemel bir mutabakat zaptına ilişkin teknik, siyasi ve hukuki incelemelerini sürdürüyor. İncelemelerin henüz tamamlanmadığı ve nihai bir kararın alınmadığı belirtilirken, bu sürecin hassasiyetle yürütüldüğü vurgulandı. Haberde, mutabakat zaptının kapsamına dair detay verilmezken, iki ülke arasındaki dolaylı görüşmelerin devam ettiği ifade edildi.
Teknik ve hukuki altyapı hazırlanıyor
İranlı yetkililer, olası bir anlaşmanın ülke çıkarlarına uygun olması için teknik, siyasi ve hukuki boyutların titizlikle değerlendirildiğini kaydetti. Bu kapsamda Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların görüşleri alınıyor. Uzmanlar, mutabakat zaptının nükleer program, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik gibi konuları içerebileceğini öne sürüyor.
Geçmişteki müzakereler ve mevcut durum
İran ve ABD arasındaki müzakereler, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) 2018'de ABD'nin tek taraflı olarak çekilmesiyle sekteye uğramıştı. 2021'de başlayan dolaylı görüşmeler, zaman zaman tıkanma noktasına gelmişti. Son aylarda ise bölgesel gelişmeler ve enerji krizinin etkisiyle taraflar arasında yeni bir diyalog zemini oluştuğu gözleniyor.
İran basını, mutabakat zaptının bağlayıcı bir anlaşma olmadığını, ancak gelecekteki müzakerelere zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Tahran'ın özellikle yaptırımların hafifletilmesi ve petrol ihracatının artırılması konusunda garantiler beklediği ifade ediliyor.
ABD tarafından henüz resmi bir açıklama gelmezken, yetkililer müzakerelere hazır olduklarını sinyallemişti. Uzmanlar, her iki ülkenin de iç siyasi dengeleri nedeniyle sürecin yavaş ilerlediğini belirtiyor.
Bölgesel etkiler ve beklentiler
İran-ABD arasında olası bir mutabakat, başta Körfez ülkeleri ve İsrail olmak üzere bölge ülkelerini yakından ilgilendiriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ilişkilerini normalleştirme çabaları kapsamında bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Öte yandan İsrail, İran'ın nükleer programına yönelik her türlü yumuşamaya karşı çıkıyor.
Ekonomik cephede ise İran, yaptırımlar nedeniyle ağır bir darboğazla karşı karşıya. Enflasyonun yüzde 40'ları aştığı ülkede, halk alım gücünün düşmesinden şikayetçi. Bu nedenle mutabakat zaptının ekonomik rahatlama getirmesi umuluyor. Ancak analistler, kapsamlı bir anlaşma olmadan somut bir iyileşmenin zor olduğunu vurguluyor.
Bağımsız değerlendirmeler, İran'ın inceleme sürecini uzatarak elini güçlendirmeye çalıştığını, ABD'nin ise iç siyaseti ve Orta Doğu'daki diğer öncelikleri nedeniyle acele etmediğini gösteriyor. İki ülke arasındaki güven eksikliği, en büyük engel olarak duruyor. Mutabakat zaptı, atılacak küçük bir adım olsa da, uzun vadeli bir çözüm için yeterli olmayabilir.