11 yıl önce yürürlüğe giren İran Nükleer Anlaşmasını İnceleme Yasası (INARA), ABD Başkanı'nın İran ile imzaladığı herhangi bir anlaşmayı imzalanmasından itibaren beş gün içinde Kongre'ye sunmasını zorunlu kılıyor. Bu yasa, mevcut müzakereleri doğrudan etkileyebilecek bir mekanizma olarak öne çıkıyor.
INARA'nın detayları
2015 yılında kabul edilen INARA, ABD Kongresi'ne İran ile yapılan nükleer anlaşmaları inceleme ve onaylama yetkisi veriyor. Yasa, başkanın anlaşmayı imzalamasının ardından beş gün içinde tüm belgeleri Kongre'ye teslim etmesini şart koşuyor. Kongre, bu süreçte anlaşmayı reddetme veya değişiklik talep etme hakkına sahip. Eğer Kongre anlaşmayı onaylamazsa, başkanın anlaşmayı uygulaması engellenebiliyor.
Mevcut müzakereler üzerindeki etkisi
ABD ve İran arasında devam eden dolaylı müzakerelerde, INARA'nın olası bir anlaşmayı nasıl etkileyeceği tartışılıyor. Uzmanlar, yasanın uygulanması durumunda sürecin uzayabileceğini ve siyasi tartışmalara yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Kongre'deki muhalif sesler, anlaşmanın yeniden müzakere edilmesini isteyebilir.
INARA, 2015'teki nükleer anlaşma (JCPOA) döneminde de gündeme gelmiş ancak o zaman Kongre anlaşmayı engellememişti. Ancak mevcut siyasi iklimde, benzer bir uzlaşının sağlanması zor görünüyor. Yasa, başkanın yetkilerini sınırlayarak anlaşmaların Kongre denetimine tabi olmasını sağlıyor.
Bağlam ve arka plan
ABD-İran nükleer müzakereleri, 2018'de ABD'nin JCPOA'dan çekilmesiyle kesintiye uğramıştı. Biden yönetimi anlaşmaya geri dönmek için çaba harcıyor ancak INARA, bu çabaların önünde yasal bir engel oluşturabilir. Yasa, ABD'nin uluslararası anlaşmalarda Kongre'nin rolünü güçlendiren bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, INARA'nın varlığı, ABD-İran anlaşmasının önünde aşılması gereken önemli bir siyasi ve hukuki engel olarak duruyor. Anlaşma sağlansa bile, Kongre süreci belirsizliğini koruyor.