Irak Meclis Başkanı Heybet el-Halbusi, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından sosyal medyada alevlenen 'Körfez' isimlendirmesi tartışmasına açıklık getirdi. Halbusi, Bağdat ile Tahran arasında diplomatik bir krize dönüşebilecek bu konunun, bölge ülkelerinin çoğunluğunun Arap olduğu gerçeğiyle ele alınması gerektiğini vurguladı. Görüşme, iki ülke arasındaki ilişkilerin hassas bir döneminde gerçekleşirken, isimlendirme meselesi siyasi arenada yankı bulmaya devam ediyor.
Halbusi'den Net Mesaj
Heybet el-Halbusi, İran Meclis Başkanı ile yaptığı görüşmede, tarihsel olarak Osmanlı döneminde 'Basra Körfezi' olarak bilinen su kütlesinin, bölge ülkelerinin çoğunluğunun Arap olması nedeniyle 'Arap Körfezi' olarak anılması gerektiğini ifade etti. Halbusi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Bölgedeki kardeşlerimizle aramızdaki tarihi ve kültürel bağlar, bu isimlendirmenin doğru anlaşılmasını gerektiriyor' dedi. Bu açıklama, İran'da tepkiyle karşılanırken, Tahran yönetimi 'Basra Körfezi' ifadesinde ısrarcı olduğunu yineledi.
Tarihsel Arka Plan
Körfez'in isimlendirilmesi, yüzyıllardır bölgesel bir hassasiyet konusu. Osmanlı döneminde resmi belgelerde 'Basra Körfezi' adı kullanılırken, 20. yüzyılın ortalarından itibaren Arap ülkeleri 'Arap Körfezi' ifadesini öne çıkarmaya başladı. İran ise 'Basra Körfezi' isminin tarihi ve uluslararası kabul görmüş olduğunu savunuyor. Birleşmiş Milletler ve çoğu uluslararası kuruluş, 'Persian Gulf' (Basra Körfezi) terimini kullanmaya devam ediyor. Ancak Arap Birliği üyesi ülkeler, resmi belgelerde 'Arap Körfezi' ifadesini tercih ediyor.
Halbusi'nin bu çıkışı, Irak'ın Arap kimliğini ön plana çıkaran bir hamle olarak yorumlanıyor. Irak, hem Arap hem de Fars dünyasıyla bağları olan bir ülke olarak bu tartışmada denge politikası izlemeye çalışıyor. Ancak son açıklamalar, Bağdat'ın Arap bloğuna yakınlaştığı şeklinde değerlendiriliyor.
Diplomatik Yanıtlar
İran tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kalibaf'ın Halbusi'ye, 'Basra Körfezi isminin değiştirilmesinin kabul edilemez olduğunu' ilettiği belirtildi. Açıklamada, 'İki ülke arasındaki dostane ilişkilerin bu tür polemiklerle zedelenmemesi gerektiği' vurgulandı. Öte yandan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Arap ülkeleri, Irak'ın tavrını desteklediklerini açıkladı. Bölgesel uzmanlar, bu tartışmanın Körfez'deki güç dengelerini etkileyebileceğini, özellikle İran ile Arap ülkeleri arasındaki rekabetin kızıştığı bir dönemde yeni bir gerilim kaynağı oluşturduğunu belirtiyor.
Halbusi'nin açıklamaları, Irak'ta da geniş yankı uyandırdı. Bazı siyasi gruplar, Halbusi'nin açıklamasının 'Arap dünyasıyla dayanışmayı güçlendirdiğini' savunurken, bazıları da 'İran ile ilişkileri gereksiz yere zedeleyeceği' eleştirisinde bulundu. Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Sonuç Yerine
Bu isimlendirme tartışması, aslında bölgedeki kimlik ve jeopolitik mücadelelerin bir yansıması. İran'ın nükleer programı, Arap ülkeleriyle gerginlikleri ve ABD'nin bölgeden çekilme sinyalleri göz önüne alındığında, Körfez'in adının bir sembolik mücadele alanına dönüşmesi şaşırtıcı değil. Ancak bu tür polemikler, taraflar arasındaki diyaloğu olumsuz etkileyebilir. Irak'ın bu konudaki tutumu, bölgesel bir güç olarak konumunu test ederken, Tahran'ın da verdiği tepkiler, iki ülke arasındaki hassas dengenin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.