Van'ın Başkale ilçesinde 2024 yılında Kalaşnikof silahla intihar ettiği öne sürülen 14 yaşındaki Damlanur Sarihan'ın ölümü, yaklaşık 2,5 yıl süren soruşturmanın ardından cinayet olarak değerlendirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan amcaları Ferdi ve Sinan Sarihan tutuklanırken, 5 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Damlanur'un ailesinin uzun süredir adalet arayışı, yeni delillerin ortaya çıkmasıyla farklı bir boyut kazandı.
Olayın Geçmişi ve Soruşturmanın Seyri
Başkale'ye bağlı bir köyde meydana gelen olayda, 14 yaşındaki Damlanur Sarihan'ın evlerinin yakınında Kalaşnikof marka silahla vurulmuş halde bulunduğu bildirilmişti. İlk incelemelerde olayın intihar olabileceği üzerinde durulmuş, ancak ailenin ve bazı tanıkların ifadeleri şüphe uyandırmıştı. Cumhuriyet savcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında yapılan otopsi ve kriminal incelemeler, kurşunun giriş açısı ve mesafe gibi teknik detayların intihar tezini çürüttüğünü ortaya koydu.
Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinesinde yürütülen çalışmalarda, olayın bir aile içi anlaşmazlık sonucu işlendiği ihtimali üzerinde duruldu. Jandarma ekipleri, olay günü bölgede bulunan kişilerin ifadelerine başvurdu ve dijital verileri inceledi. Uzun süren teknik takip ve istihbarat çalışmaları sonucunda, Damlanur'un amcaları Ferdi ve Sinan Sarihan'ın olayla bağlantısı olduğu tespit edildi. Şüpheliler, geçtiğimiz günlerde düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.
Deliller ve Tutuklama Kararı
Gözaltına alınan Ferdi ve Sinan Sarihan'ın emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklanmasına karar verildi. Mahkeme heyeti, olayın cinayet olduğuna dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu ve şüphelilerin kaçma ihtimallerinin yüksek olduğunu değerlendirdi. Aynı soruşturma kapsamında ifadesi alınan 5 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu kişilerin olay yerinde bulundukları ancak cinayete doğrudan karışmadıkları, daha çok olay sonrası delillerin karartılmasına yardımcı oldukları iddia edildi.
Olayın aydınlatılmasında önemli bir rol oynayan adli tıp raporuna göre, Damlanur'un vücudundaki kurşun yaraları, silahın çok yakın mesafeden ateşlendiğini gösteriyor. Ayrıca, olay yerinde bulunan mermi kovanlarının incelenmesi sonucu, silahın sonradan olay yerine getirilmiş olabileceği ihtimali güçlendi. Uzmanlar, intihar vakalarında genellikle silahın kurbanın elinde olması gerektiğini, ancak bu olayda silahın olay yerinden uzakta bulunduğunu ve bunun cinayet şüphesini artırdığını belirtiyor.
Ailenin Adalet Arayışı ve Toplumsal Etki
Damlanur'un ailesi, olayın intihar olarak kapatılmak istendiğini ancak kendilerinin ısrarla adalet aradığını dile getirdi. Aile avukatı, sürecin titizlikle yürütülmesinden memnuniyet duyduklarını ancak asıl katillerin cezalandırılmasını beklediklerini ifade etti. Olay, bölgede geniş yankı uyandırdı ve özellikle kadın cinayetleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Sivil toplum örgütleri, bu tür olayların üzerinin örtülmemesi ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılması için çağrıda bulundu.
Başkale Kaymakamlığı, olayla ilgili her türlü adli sürecin takipçisi olduklarını ve kamuoyunun bilgilendirileceğini açıkladı. Jandarma ekiplerinin soruşturmayı genişleterek sürdürdüğü, olaya karıştığı tespit edilebilecek başka kişilerin olup olmadığının araştırıldığı öğrenildi.
Bu trajik olay, Türkiye'de adalet sisteminin işleyişine dair önemli bir test niteliği taşıyor. İntihar süsü verilerek işlenen cinayetlerin aydınlatılması, toplumun adalete olan güvenini pekiştirmesi açısından büyük önem arz ediyor. Damlanur'un davasının takipçisi olacaklarını belirten aile ve avukatları, sürecin sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladı. Yetkililerin, benzer olayların yaşanmaması için etkili önlemler alması ve bu tür suçların cezasız kalmaması gerektiği ifade ediliyor.