Ticaret Bakanlığı, elektronik ticarette köklü değişiklikler öngören yeni bir yönetmelik taslağı hazırladı. Taslakla birlikte internet alışverişlerinde teslimat süreçleri, iade koşulları, rakip marka reklamları ve platformların sorumlulukları gibi birçok konuda yeni kurallar getiriliyor. Sektör temsilcileri ve tüketici dernekleri, düzenlemenin hem alışveriş deneyimini hem de pazardaki rekabeti önemli ölçüde etkileyeceğini belirtiyor.
Teslimat ve İade Süreçlerinde Yeni Standartlar
Yönetmelik taslağına göre, satıcıların ürünü en geç 48 saat içinde kargoya vermesi zorunlu hale getiriliyor. Ayrıca, tüketicilerin iade taleplerinde süre 14 günden 30 güne çıkarılıyor. İade onay sürecinin ise en fazla 5 iş günü içinde sonuçlandırılması gerekiyor. Bu düzenlemeyle, özellikle moda ve elektronik sektörlerinde sıkça yaşanan iade gecikmelerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Satıcılar, iade edilen ürünlerin bedelini tüketiciye 3 gün içinde ödemekle yükümlü olacak. Aksi takdirde aylık gecikme faizi uygulanacak. Ayrıca, kargo ücretleri konusunda da netleştirme yapılıyor; cayma hakkı kapsamındaki iadelerde kargo ücreti satıcıya ait olacak.
Rakip Marka Reklamlarına Sınırlama
Taslakta, e-ticaret sitelerinde rakip markaların ürünlerinin reklamının yapılmasına yönelik önemli kısıtlamalar yer alıyor. Platformların, kendi sattığı ürünlerle aynı kategorideki rakip ürünleri öne çıkarması veya karşılaştırmalı reklamlar yapması yasaklanıyor. Bu durum, özellikle pazar yeri modeliyle çalışan büyük platformları yakından ilgilendiriyor. Uzmanlar, bu maddenin küçük ve orta ölçekli işletmelerin görünürlüğünü artırabileceğini ancak büyük platformların reklam gelirlerinde düşüşe neden olabileceğini ifade ediyor. Reklam yasağına uymayan platformlara idari para cezası uygulanması öngörülüyor.
Platformların Sorumlulukları Artıyor
Yeni düzenleme, e-ticaret platformlarına da ciddi yükümlülükler getiriyor. Platformlar, satıcıların vergi kaydı bulunup bulunmadığını ve ürün güvenliği sertifikalarını doğrulamakla yükümlü olacak. Ayrıca, tüketici şikayetleri için 7/24 çalışan canlı destek hattı kurulması zorunlu hale getiriliyor. Platformlar, ayrıca satıcıların iade ve teslimat performanslarını aylık raporlarla kamuoyuyla paylaşmak zorunda olacak. Bu şeffaflık sayesinde tüketicilerin en güvenilir satıcıları seçebilmesi hedefleniyor. Taslakta, yapay zeka destekli denetim sistemleri kurulması ve bu sistemlerle sahte ürün tespiti yapılması da yer alıyor.
Sektör Temsilcilerinin Görüşleri
ETİD (Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Doğan, yönetmelik taslağını genel olarak olumlu karşıladıklarını ancak bazı maddelerin sektöre maliyet artışı getireceğini dile getirdi: "Yeni düzenlemeler tüketicinin korunması açısından önemli. Ancak 48 saatte kargo zorunluluğu, özellikle KOBİ satıcılar için lojistik maliyetleri artırabilir. Bu konuda esneklik sağlanmasının daha uygun olacağını düşünüyoruz." Tüketici Dernekleri Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Çelik ise "İade süresinin 30 güne çıkarılması ve kargo ücretinin satıcıya yüklenmesi tüketici lehine önemli bir adım. Ancak kargo firmalarının fiyat politikaları düzenlenmediği sürece bu avantaj etkisiz kalabilir" şeklinde konuştu.
Planlanan Takvim ve Beklentiler
Taslağın önümüzdeki haftalarda Resmi Gazete'de yayımlanması ve 1 Ocak 2026'dan itibaren kademeli olarak yürürlüğe girmesi planlanıyor. Öte yandan, sektör temsilcileri, bazı maddelerin (özellikle 48 saat teslimat ve rakip reklam yasağı) ekonomik etkilerinin derinlemesine incelenmesini istiyor. E-ticaret hacminin 2024 yılında Türkiye'de 3 trilyon TL'yi aştığı düşünüldüğünde, düzenlemenin milyonlarca tüketiciyi ve binlerce işletmeyi doğrudan etkileyeceği açık. Bu süreçte Bakanlığın, sektörün görüşlerini alarak taslağa son şeklini vermesi bekleniyor. Yine de uzmanlar, düzenlemenin amacının tüketiciyi korumak ve e-ticaretteki denetim açığını kapatmak olduğunu ancak uygulamanın başarıya ulaşabilmesi için altyapı yatırımları ve etkin denetim mekanizmalarının kritik rol oynayacağını vurguluyor. Özellikle küçük satıcıların uyum maliyetlerini karşılayacak destek paketlerinin hazırlanması gerektiği ifade ediliyor. Bu yönetmelik, Türkiye'nin dijital ticaretteki uluslararası rekabet gücünü etkileyebilecek nitelikte; bu nedenle dengeli ve uygulanabilir bir çerçevenin oluşturulması büyük önem taşıyor.