İngiltere, Mayıs ve Haziran aylarında etkili olan olağandışı sıcak hava dalgaları nedeniyle 2 bin 700'den fazla kişinin ölümüne yol açan bir ısı kubbesi felaketiyle sarsıldı. Bilim insanları, insan kaynaklı iklim değişikliğinin tetiklediği bu doğa olayının sıcaklıkları ekstrem seviyelere çıkararak ölümcül sonuçlar doğurduğunu açıkladı. Özellikle 65 yaş üstü bireyler ve kronik hastalığı olanlar risk grubunda yer alırken, sağlık yetkilileri alarm durumuna geçti.
Isı Kubbesi Nedir ve Nasıl Oluştu?
Isı kubbesi, yüksek basınç sisteminin bir bölge üzerinde haftalarca hapsolarak sıcak havayı altına sıkıştırmasıyla oluşur. Bu durum, güneş ışınlarının daha fazla emilmesine ve sıcaklıkların alışılmadık derecede yükselmesine neden olur. İngiltere'de Mayıs ayı başında başlayan ısı kubbesi, Haziran sonuna kadar etkisini sürdürdü. Londra, Birmingham ve Manchester gibi büyük şehirlerde termometreler 40 santigrat dereceye yaklaşırken, kırsal alanlarda da 35 derece üzeri sıcaklıklar kaydedildi. Meteoroloji ofisi, bu dönemde 15 gün boyunca sıcaklık rekorları kırıldığını duyurdu.
Ölümler ve Sağlık Sistemi Üzerindeki Yük
Açıklanan verilere göre, Mayıs ayında 1.200, Haziran ayında ise 1.500 olmak üzere toplam 2 bin 700 fazla ölüm meydana geldi. Bu rakamlar, beş yıllık ortalamanın yüzde 20 üzerinde. Sağlık Bakanlığı, aşırı sıcaklara bağlı olarak hastanelerin acil servislerine başvuruların yüzde 40 arttığını bildirdi. En sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında sıcak çarpması, dehidrasyon ve solunum yolu rahatsızlıkları yer alıyor. Uzmanlar, ölümlerin büyük çoğunluğunun önlenebilir olduğunu vurgulayarak, hükümetin sıcak hava eylem planlarını güncellemesi gerektiğini belirtiyor.
İklim Değişikliği Bağlantısı
Oxford Üniversitesi iklim bilimi araştırmacıları, ısı kubbesinin frekansının ve şiddetinin iklim değişikliği nedeniyle arttığını söylüyor. Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre, küresel sıcaklıklar sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerine çıktıkça bu tür aşırı hava olaylarının daha sık yaşanması bekleniyor. İngiltere'deki son felaket, birçok bilim insanının 'küresel ısınmanın yeni normali' olarak tanımladığı duruma bir örnek teşkil ediyor.
Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda benzer olayların daha sık görülebileceğine dikkat çekiyor. Hükümetin, halkı bilinçlendirme kampanyaları düzenlemesi, yeşil alanları artırması ve binaların ısı yalıtımını iyileştirmesi gibi uzun vadeli önlemler alması gerekiyor. Aksi takdirde, her yaz benzer bir trajediyle karşılaşmak kaçınılmaz olabilir. Bu durum, iklim krizinin sadece bir çevre sorunu olmadığını, aynı zamanda bir sağlık ve güvenlik meselesi olduğunu bir kez daha gösteriyor.