İngiltere'de, hayırseverlik bağışlarına devlet tarafından sağlanan vergi iadesi (Gift Aid) sisteminin, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılara katılan İsrail askerlerinin 'terapötik iyileşme' programları için kullanıldığı ortaya çıktı. Bu durum, İngiliz vergi mükelleflerinin fonlarının dolaylı olarak İsrail ordusunun moral ve psikolojik destek faaliyetlerine aktarıldığı yönünde büyük bir skandala yol açtı.
Gift Aid Sisteminin Kötüye Kullanımı
İngiltere'de bağışçılar, hayır kurumlarına yaptıkları bağışlarda, ödedikleri verginin bir kısmını geri alabiliyor. Bu sistem, bağışların vergiden düşülmesi yerine, doğrudan kuruma aktarılmasına dayanıyor. Ancak son günlerde ortaya çıkan bulgular, bu destekten yararlanan bazı kuruluşların, parayı İsrail ordusuyla bağlantılı terapi programlarına yönlendirdiğini gösteriyor.
İddialara göre, özellikle 'Savaş Sonrası Travma İyileştirme Vakfı' adlı bir kuruluş, Gift Aid kapsamında topladığı bağışları, İsrail askerlerine yönelik psikolojik destek hizmetlerine aktarıyor. Bu programların, Gazze'deki saldırılarda görev alan askerlerin travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) tedavilerini kapsadığı belirtiliyor.
Tepkiler ve Sorumluluk Tartışması
İngiliz hükümeti, konuyla ilgili soruşturma başlattı. Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Gift Aid sisteminin amacının İngiltere'deki hayır kurumlarını desteklemek olduğu, bu tür bir kullanımın yasalara aykırı olduğu' vurgulandı. Öte yandan, muhalefet partileri, hükümeti denetim mekanizmalarını yetersiz bırakmakla suçladı.
Olaya ilişkin açıklama yapan sivil toplum kuruluşları, 'Bu durum, hayırseverlik kavramının istismar edilmesidir' diyerek tepki gösterdi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında yaşanan insan hakları ihlalleri nedeniyle, bu tür fonların 'savaş suçlarına' dolaylı destek sağladığı savunuluyor.
İngiliz Vergi Sisteminin Açıkları
Uzmanlar, Gift Aid sisteminin özellikle denetimsizlik nedeniyle kötüye kullanıma açık olduğuna dikkat çekiyor. Vergi uzmanı olan Dr. Eleanor Rigby, 'Sistem, her türlü kuruluşa açık ve başvuruların incelenmesi yüzeysel kalıyor. Bu tür olaylar, sistemin köklü reforma ihtiyacı olduğunu gösteriyor' dedi.
İngiltere'de hayır kurumlarının yanı sıra, dini ve siyasi amaçlı örgütlerin de Gift Aid başvurusu yapabildiği biliniyor. Bu örgütlerin faaliyet alanlarının denetlenmesi, yalnızca yıllık raporlara dayanıyor. Bu durum, paravan kuruluşların işini kolaylaştırıyor.
Geçmişte de benzer skandallar yaşanmıştı. 2019 yılında, aşırı sağcı grupların Gift Aid fonlarını kullanarak faaliyetlerini finanse ettiği ortaya çıkmıştı. Ancak hükümet, o dönemde alınan önlemleri yetersiz bulunmuştu.
Uluslararası Boyut
Bu skandal, yalnızca İngiltere'de değil, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde konu gündeme getirilirken, çeşitli ülkeler de İngiltere'yi bu tür fonların kötüye kullanımını önlemeye çağırdı.
İsrail tarafı ise, askerlerin terapi masraflarının kendi devlet bütçesinden karşılandığını, buradaki iddiaların 'asılsız' olduğunu savunuyor. Ancak belgeleri inceleyen bağımsız gazeteciler, İsrail ordusu ile bu vakıf arasında elektronik yazışmalar olduğunu öne sürüyor.
Habere ilişkin İngiliz Gelir İdaresi (HMRC) tarafından yapılan yazılı açıklamada, 'Gift Aid kayıtları sıkı biçimde ibraz edilecek ve bu konudaki araştırmalar derinleştirilecektir' denildi.
Yaşanan bu gelişme, vergi mükelleflerinin paralarının şeffaf şekilde kullanılması konusundaki hassasiyeti bir kez daha arttırdı. Pek çok kişi, bu tür istismarların önüne geçilmesi için yasal düzenlemelerin ve denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini belirtiyor.