Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı'nın ruhsatı bulunmayan ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararları üç kez iptal edilen villa projesi için "milli takım oyuncularına hediye" şeklindeki gerekçesi kamuoyunda tepki çekti. Projenin imar planındaki usulsüzlükler, yargı kararları ve bürokratik engeller nedeniyle yılan hikâyesine dönen villa inşaatı, spor camiasını ve siyaseti karşı karşıya getirdi. İşte detaylar.
Projenin geçmişi ve usulsüzlük iddiaları
İstanbul'un gözde bölgelerinden birinde yer alan arsa üzerine yapılması planlanan villa projesi, ilk olarak 2018 yılında gündeme geldi. TFF Başkanı'nın şirketi tarafından başlatılan inşaat için gerekli imar izinlerinin alınmadığı, yapı ruhsatının bulunmadığı ortaya çıktı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan denetimler sonucunda projenin ÇED sürecinin usule aykırı olduğu tespit edildi ve üç kez olumlu ÇED kararı iptal edildi. Yargı sürecinde de projenin imar planına aykırı olduğu, doğal sit alanı sınırları içinde kaldığı ve yeşil alan statüsünün ihlal edildiği ifade edildi.
"Milli takım oyuncularına hediye" gerekçesi
TFF Başkanı, projenin amacını açıklarken "Milli takım oyuncularına hediye etmek üzere yaptırıyorum" dedi. Bu açıklama, hem futbol kamuoyunda hem de siyasi çevrelerde şaşkınlıkla karşılandı. Zira projenin tamamlanması durumunda villaların kimlere tahsis edileceği konusunda net bir bilgi bulunmuyor. Ayrıca daha önce de benzer şekilde ruhsatsız projeler için "milli sporcular" bahanesi kullanıldığı ancak bu projelerin çoğunun ticari amaçlı olduğu iddia edildi.
Yargı süreci ve iptal kararları
Projeye ilişkin yürütülen yargı sürecinde, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen kararlar dikkat çekiyor. İlk olarak 2019 yılında açılan davada mahkeme, ÇED olumlu kararının yürütmesini durdurdu. İtiraz üzerine Danıştay da bu kararı onadı. Daha sonra 2021 ve 2022 yıllarında yenilenen ÇED başvuruları da mahkeme tarafından iptal edildi. Mahkeme, her iki kararında da projenin çevresel etkilerinin yeterince değerlendirilmediğini ve doğal yapıya zarar vereceğini belirtti. Son olarak 2023 yılında yapılan üçüncü başvuru da aynı gerekçeyle reddedildi.
Siyasi boyut ve kamuoyu tepkisi
Olayın siyasi boyutu da giderek büyüyor. Ana muhalefet partisi milletvekilleri, konuyu Meclis gündemine taşıyarak TFF Başkanı'nın istifasını istedi. CHP ve İYİ Parti'li vekiller, "Bir kamu görevlisi olarak TFF Başkanı'nın imar usulsüzlüğüne karışması kabul edilemez" açıklaması yaptı. İktidar kanadından ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, projenin ruhsatsız olduğunu ve gerekli yasal işlemlerin yapıldığını bildirdi.
Benzer örnekler ve spor yöneticilerinin imar sorunu
Türkiye'de spor yöneticilerinin imar usulsüzlükleriyle anılması yeni bir durum değil. Daha önce de bazı spor kulübü başkanları ve federasyon yöneticileri, benzer şekilde ruhsatsız inşaat ve imar planı ihlalleri nedeniyle gündeme gelmişti. Bu durum, spor yönetiminde denetim eksikliği ve kamu kaynaklarının kullanımına dair tartışmaları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, spor yöneticilerinin özel projelerinde de kamu yararını gözetmeleri gerektiğini vurguluyor.
Bu olay, spor camiasında güven sorununu derinleştirirken, yargı sürecinin sonucu merakla bekleniyor. Bir kez daha görülüyor ki, kamu yararı gözetilmeden yapılan projeler, hukuki engellerle karşılaşmaya mahkum. TFF Başkanı'nın "milli takım oyuncularına hediye" söylemi, projenin meşruiyetini sağlamaya yetmemiş gibi görünüyor. Spor yönetiminde şeffaflık ve hukuka uygunluk ilkelerinin önemi bir kez daha ortaya çıktı.