İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki CHP milletvekilleri, 9 Temmuz’da görülen bir davada duruşma takvimine itiraz etmeleri üzerine hakim tarafından salondan çıkarıldı. İmamoğlu, yargılamanın aynı gün tamamlanmasının mümkün olmadığını belirterek takvime itiraz edince, hakim önce İmamoğlu’nu, ardından itirazı destekleyen milletvekillerini duruşma salonundan çıkarma kararı aldı. Olay, adliye koridorlarında kısa süreli bir gerginliğe yol açtı.
Duruşma takvimi krizi
İmamoğlu’nun yargılandığı dava kapsamında mahkeme, 9 Temmuz’da duruşma yapılmasına karar vermişti. Ancak İmamoğlu, aynı gün içerisinde birden fazla tanık dinlenmesi ve delil incelemesi yapılmasının mümkün olmadığını savunarak duruşma takvimine itiraz etti. İtiraz üzerine hakim, İmamoğlu’nun yanı sıra kendisini destekleyen CHP milletvekilleri Salih Aksoy, Aylin Kotil ve Mehmet Bekaroğlu’nu da salondan çıkardı. Milletvekilleri, hakimin kararına itiraz etse de polis eşliğinde salonu terk etti.
Avukatlardan tepki
İmamoğlu’nun avukatları, müvekkillerinin savunma hakkının engellendiğini ve duruşma takviminin savunma hazırlığı için yetersiz olduğunu belirtti. Avukatlar, “Müvekkilimizin yargılanmasında hukuki sürecin düzgün işlemesi için gerekli zamanın tanınması talebimiz reddedildi. Hakimin kararı usule aykırıdır” ifadelerini kullandı. Çıkarma kararının ardından duruşma ertelenirken, yeni tarih henüz açıklanmadı.
Siyasi partilerden açıklamalar
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, yaşananları “yargı bağımsızlığına müdahale” olarak nitelendirerek, siyasi bir dava yürütüldüğünü iddia etti. Öztrak, “Milletvekillerinin duruşma salonundan çıkarılması, yargının siyasi iktidarın güdümünde olduğunun bir göstergesidir” dedi. Buna karşılık AK Parti cephesi, hakimin kararının yerinde olduğunu belirterek, duruşma takvimine itiraz edilmiş olmasının yargı sürecini gereksiz yere uzatmaya yönelik bir girişim olduğunu savundu. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Yargı sürecine müdahale edilmeye çalışılıyor. Biz yargıya güveniyoruz, kararı saygıyla karşılıyoruz” açıklamasında bulundu.
Davanın arka planı
İmamoğlu’nun yargılandığı dava, 2019 yılındaki araştırma yayınlarıyla ilgili bir ihbar üzerine başlatıldı. İddianamede İmamoğlu’na “kamu görevlisine hakaret” ve “seçim sonuçlarına müdahale” suçlamaları yöneltiliyor. CHP’li büyükşehir belediye başkanı, suçlamaları reddediyor ve siyasi olduğunu öne sürüyor. Dava sürecinde İmamoğlu’nun belediye başkanlığı görevine devam edip etmeyeceği tartışmaları sürüyor. Hukukçular, duruşma takvimi ve savunma hakkı konusunda Anayasa Mahkemesi içtihadına atıfta bulunurken, yaşanan olayın yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendirebileceğini belirtiyor.
Sonuç olarak, duruşma salonundan çıkarma olayı yargı-siyaset ilişkisini yeniden gündeme taşırken, İmamoğlu ve milletvekillerinin bir sonraki duruşmaya nasıl bir stratejiyle katılacağı merak konusu. Hukuki sürecin adil yürümesi ve tarafların savunma hakkını kullanabilmesi, demokratik hukuk devleti açısından kritik önem taşıyor. Kamuoyu, önümüzdeki günlerde mahkemenin vereceği kararları yakından takip edecek gibi görünüyor.