İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya hakaret ettiği iddiasıyla açılan dava, Silivri'de görülecek. Dava dosyası, İstanbul Anadolu Adliyesi'nden Silivri Adliyesi'ne gönderildi. İlk duruşmanın 25 Eylül 2025 tarihinde yapılması bekleniyor.
Dava süreci ve suçlama
Edinilen bilgilere göre, dava İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile açıldı. İddianamede, İmamoğlu'nun 2023 yılında katıldığı bir televizyon programında Şadi Yazıcı'ya yönelik ifadeleri "hakaret" suçu kapsamında değerlendirildi. İmamoğlu'nun söz konusu programda Yazıcı için sarf ettiği iddia edilen sözler, savcılık tarafından suç unsuru olarak görüldü.
Şadi Yazıcı'nın avukatları aracılığıyla yaptığı suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma sonucunda iddianame tamamlandı. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan dava, daha sonra Silivri Adliyesi'ne devredildi. Dava dosyasının Silivri'ye gönderilmesinin gerekçesi olarak, İmamoğlu'nun Silivri'deki cezaevinde tutuklu bulunması gösterildi. İmamoğlu, 19 Mart 2025'ten bu yana Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunuyor.
Silivri'de görülecek olması ne anlama geliyor?
Davanın Silivri'de görülecek olması, İmamoğlu'nun duruşmalara katılımını kolaylaştıracak. Cezaevinde tutuklu bulunan sanıklar için duruşmaların bulundukları yer yakınındaki adliyelerde yapılması, usul ekonomisi açısından tercih edilen bir yöntem. Bu nedenle İmamoğlu, 25 Eylül'deki duruşmaya Silivri Adliyesi'nde bizzat katılabilecek.
İmamoğlu'nun avukatları, davanın Silivri'ye alınmasına itiraz etmemiş görünüyor. Avukatlar, müvekkillerinin duruşmaya katılımının sağlanması için bu adımın atıldığını belirtti. Dava, Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek. İlk duruşmada tarafların beyanları alınacak ve deliller sunulacak.
İmamoğlu'nun hukuki durumu ve diğer davalar
Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmış ve tutuklanmıştı. Tutuklama kararı, "kent uzlaşısı" soruşturması kapsamında verilmişti. İmamoğlu hakkında ayrıca "ihaleye fesat karıştırma" ve "örgüt üyeliği" gibi suçlamalarla açılan davalar da bulunuyor. Bu davaların bir kısmı Silivri'de, bir kısmı ise İstanbul'un çeşitli adliyelerinde sürüyor.
İmamoğlu'nun tutukluluğu, Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Muhalefet partileri, tutuklamayı "siyasi" olarak nitelendirirken, hükümet yetkilileri yargının bağımsız olduğunu savunuyor. İmamoğlu, tutukluluğunun ardından yaptığı açıklamalarda, kendisine yönelik suçlamaları reddetti ve bu sürecin kendisini yıldırmayacağını ifade etti.
Tuzla davasının siyasi bağlamı
Tuzla davası, İmamoğlu'nun siyasi kariyeri boyunca karşılaştığı davalardan biri olarak öne çıkıyor. İmamoğlu, 2019'da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra da çeşitli davalarla gündeme gelmişti. Özellikle 2022'de Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle açılan dava sonucunda İmamoğlu'na siyasi yasak ve hapis cezası verilmiş, ancak bu karar istinaf aşamasında bozulmuştu.
Şadi Yazıcı ise 2014-2024 yılları arasında Tuzla Belediye Başkanlığı yapmış bir isim. 2024 yerel seçimlerinde yeniden aday gösterilmemiş ve görevi sona ermişti. Yazıcı, İmamoğlu'na karşı açtığı bu davayla ilgili olarak kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, "hukuki sürecin takipçisi olacağını" belirtmişti.
Davanın olası sonuçları
Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında düzenlenmiş olup, temel ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak suçun alenen işlenmesi halinde ceza artırılabiliyor. İmamoğlu'nun daha önceki davalarında olduğu gibi, bu davada da ceza alması halinde siyasi yasak gündeme gelebilir. Ancak davanın henüz ilk aşamada olduğu ve yargı sürecinin uzun sürebileceği unutulmamalı.
Dava, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarının gölgesinde görülecek. Muhalefet, İmamoğlu'na yönelik davaları "siyasi engelleme" olarak değerlendirirken, iktidar kanadı yargıya müdahale iddialarını reddediyor. 25 Eylül'deki duruşma, hem hukuki hem de siyasi açıdan yakından takip edilecek.
Kamuoyu ve basın açıklamaları
Davanın Silivri'ye alınması, basın kuruluşları tarafından "yeni bir gelişme" olarak duyuruldu. Ancak bazı hukukçular, davanın Silivri'de görülmesinin usul açısından normal olduğunu, tutuklu sanıkların duruşmalarının bulundukları cezaevine yakın adliyelerde yapılabileceğini belirtiyor. İmamoğlu'nun avukatları, duruşmada müvekkillerinin savunmasını yapacaklarını ve suçlamaların asılsız olduğunu ortaya koyacaklarını söyledi.
Şadi Yazıcı'nın avukatları ise davanın takipçisi olacaklarını ve hukuki sürecin sonuna kadar gideceklerini açıkladı. Kamuoyunda ise davanın seyri merakla bekleniyor. 25 Eylül'deki ilk duruşma, İmamoğlu'nun tutukluluğu sürecinde önemli bir adım olarak görülüyor.
Bu dava, Türkiye'de yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. İmamoğlu'nun cezaevinde olması, duruşmalara katılımını etkileyecek olsa da, Silivri'de görülecek olması bu açıdan bir kolaylık sağlıyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği, hem İmamoğlu'nun siyasi geleceği hem de Türkiye'nin hukuk gündemi açısından belirleyici olacak.