İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki tutukluluk koşullarına yönelik kısıtlamalara bir yenisi daha eklendi. Edinilen bilgilere göre, mahkemede savunma hakkından sosyal medya hesaplarına, yazacağı kitaptan koğuşta izleyeceği futbol maçına kadar geniş bir yelpazede engellenen İmamoğlu'na son olarak "güvenlik gerekçesiyle" nezarette çay içme yasağı getirildi. Bu son kısıtlama, tutukluluk sürecinde uygulanan tedbirlerin kapsamını bir kez daha genişletmiş oldu.
Savunma Hakkından Günlük Rutine: Uygulanan Kısıtlamalar
İmamoğlu'nun tutukluluk süreci boyunca karşılaştığı kısıtlamalar yalnızca çay yasağıyla sınırlı değil. Daha önce mahkemeye sunduğu savunma metninin kısıtlanması, sosyal medya hesaplarına erişiminin engellenmesi ve cezaevinde yazmayı planladığı kitap üzerindeki çalışmalarının durdurulması gibi konular kamuoyunda geniş yankı bulmuştu. Ayrıca koğuşunda futbol maçı izlemesinin engellenmesi, tutukluluk koşullarının ne denli sıkılaştırıldığına dair tartışmaları beraberinde getirmişti.
Son olarak eklenen çay yasağı, cezaevi yönetiminin "güvenlik gerekçesi" açıklamasıyla duyuruldu. Nezarethane koşullarında çay içmenin yasaklanması, İmamoğlu'nun avukatları ve ailesi tarafından tepkiyle karşılandı. Konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, cezaevi yetkililerinin rutin güvenlik protokolleri çerçevesinde hareket ettiği öne sürülüyor.
Hukuki Boyut ve Kamuoyu Tepkileri
İmamoğlu'nun avukatları, müvekkillerine uygulanan kısıtlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunuyor. Savunma hakkının kısıtlanması, iletişim araçlarına erişimin engellenmesi ve günlük yaşam rutinlerine müdahale edilmesi gibi uygulamaların uluslararası ceza infaz standartlarına aykırı olduğu belirtiliyor. Avukatlar, bu tür tedbirlerin siyasi bir baskı aracı olarak kullanıldığını dile getiriyor.
Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları da konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamalarda, tutukluluk koşullarının ağırlaştırılmasının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı. Bazı uluslararası kuruluşlar ise İmamoğlu'nun durumunu yakından takip ettiklerini ve raporlarına yansıtacaklarını bildirdi.
Silivri'de Tutukluluk Süreci: Arka Plan
Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Tutuklama kararına gerekçe olarak "yolsuzluk" ve "terör örgütüne üye olmak" iddiaları gösterilmişti. İmamoğlu ve avukatları suçlamaları reddederken, sürecin siyasi olduğunu savunuyor.
Tutukluluk süresince İmamoğlu'nun cezaevi koşulları, ulusal ve uluslararası basında geniş yer buldu. Sağlık durumu, beslenme koşulları ve diğer tutuklularla iletişimi gibi konular düzenli olarak gündeme geldi. Son eklenen çay yasağı, bu kapsamda değerlendirildiğinde, tutukluluk rejiminin giderek daha da katılaştığını gösteriyor.
Cezaevi Uygulamaları ve Standartlar
Türkiye'de ceza infaz kurumlarında uygulanan güvenlik tedbirleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun çerçevesinde düzenleniyor. Kanun, tutukluların temel hak ve özgürlüklerinin korunmasını ve insan onuruna yakışır koşullarda tutulmalarını öngörüyor. Ancak uygulamada, özellikle siyasi tutuklulara yönelik ek kısıtlamalar sıkça tartışma konusu oluyor.
Uzmanlar, cezaevi yönetimlerinin "güvenlik gerekçesi" adı altında keyfi uygulamalara gidebildiğini ve bunun denetim mekanizmalarının yetersizliğinden kaynaklandığını belirtiyor. İmamoğlu'na yönelik son yasak da bu bağlamda değerlendiriliyor.
Sonuç ve Beklentiler
İmamoğlu'nun tutukluluk koşullarına eklenen her yeni kısıtlama, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası alanda yankı uyandırmaya devam ediyor. Avukatların bir sonraki adımda Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapması bekleniyor. Sürecin seyri, Türkiye'de hukuk devleti ve insan hakları tartışmalarını daha da alevlendirecek gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde cezaevi yönetiminin yeni bir kısıtlama getirip getirmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.