İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun babası 78 yaşındaki Hasan İmamoğlu, hakkındaki yolsuzluk iddialarına ilişkin yazılı bir savunma yaptı. Savunmasında 'Suçum babası olmak' ifadelerini kullanan İmamoğlu, yurt dışına para gönderdiği ve gayrimenkul alım satımı yaptığı yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirtti.
Savunmanın Detayları
Hasan İmamoğlu, savunmasında şu noktalara değindi:
- Yurt dışına para gönderdiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, aile bireylerinin eğitim masrafları dışında döviz transferi yapmadığını.
- Gayrimenkul alım satımlarının tamamının yasal olduğunu, tüm tapu işlemlerinin vergi dairelerine bildirildiğini.
- Oğlunun siyasi kariyeri boyunca hiçbir şekilde kamu kaynaklarından gelir elde etmediğini, tüm mal varlığının özel teşebbüslerinden kazandıklarını.
İmamoğlu'nun avukatı Ahmet Çelik yaptığı açıklamada, savunmanın ilgili savcılığa sunulduğunu ve sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Bağlam ve Arka Plan
Bu gelişme, Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden yargı süreciyle eş zamanlı olarak gündeme geldi. Ana muhalefet partisi yetkilileri, aile üyelerine yönelik soruşturmaları 'siyasi linç' olarak değerlendirirken, iktidar kanadı ise 'yolsuzlukla mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü' ifade ediyor.
Hasan İmamoğlu'nun savunması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada 'Suçum babası olmak' etiketi kısa sürede trend listesine girdi. Hukukçular, savunmanın içeriğinin teknik detaylarından çok siyasi mesajıyla öne çıktığını belirtiyor.
İstanbul halkının yakından tanıdığı bir esnaf olan Hasan İmamoğlu, yıllarca Trabzon'da fırıncılık yapmış, emekliliğinin ardından İstanbul'a yerleşmişti. Oğlu Ekrem İmamoğlu'na olan desteğiyle bilinen Hasan Bey, yaşının ilerlemesine rağmen savunmasında haklılığını ispat etme kararlılığında olduğunu gösterdi.
Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, savunmada ayrıca 2020-2023 yılları arasında ailenin toplam 2.5 milyon TL'lik bir gayrimenkul alım satımı gerçekleştirdiği, bu işlemlerin hepsinin banka üzerinden yapıldığı ve resmi kayıtlara işlendiği ifade ediliyor.
Bu savunma, Türkiye'de siyasetçilerin aile üyelerine yönelik açılan soruşturmaların sıklıkla yaşandığı bir dönemde, yargı bağımsızlığı tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, bu tür soruşturmaların hukuki süreçlerin ötesine geçerek toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.