TercihHaber
Telegram
SON DAKİKA
Siyaset

İmamoğlu'nun salondan çıkarılması Ergenekon dosyasını yeniden gündeme taşıdı

✍️ TercihHaber 📖 2 dk okuma
İmamoğlu'nun salondan çıkarılması Ergenekon dosyasını yeniden gündeme taşıdı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Üniversitesi’ne ilişkin davada savunma hakkının kısıtlanarak salondan çıkarılması, hukuk çevrelerinde 2008-2012 yılları arasında görülen Ergenekon davasını anımsattı. Dönemin mahkeme heyetine, sanıkların savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından ‘görevi kötüye kullanma’ cezası verilmişti. Bu karar, bugün İmamoğlu’na yönelik uygulamanın da emsal niteliği taşıdığı yorumlarına yol açtı.

Ergenekon davasında mahkeme heyeti neden ceza aldı?

Ergenekon davası, Türkiye’nin en uzun soluklu ve tartışmalı davalarından biriydi. Dönemin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanıkların ifade ve savunma haklarını kısıtlama, dosyanın gereği gibi incelenmesine engel olma gibi gerekçelerle Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan mahkum edilmişti. O dönemde alınan karar, yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkı açısından önemli bir referans noktası olarak kabul ediliyor.

Yargıtay, mahkeme heyetinin sanıklara söz hakkı vermediği, bilirkişi raporlarını yeterince değerlendirmediği ve duruşmalarda keyfi uygulamalar yaptığı sonucuna varmıştı. Bu karar, benzer durumlarda mahkeme üyelerinin de yargılanabileceğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

İmamoğlu davasındaki benzerlikler

Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’nin yemekhane ihalesiyle ilgili davada savunma yaparken mahkeme heyeti tarafından söz hakkı verilmeden salondan çıkarılması, hukukçular arasında Ergenekon davasındaki uygulamayla paralellik kurulmasına neden oldu. İmamoğlu’nun avukatları, müvekkillerinin savunma hakkının ihlal edildiğini belirterek itiraz dilekçesi verdi.

Hukuki değerlendirmelere göre, mahkeme başkanının sanığa söz hakkı vermemesi, duruşma disiplini kapsamında değerlendirilemez. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 201. maddesi, sanığın savunmasını yapabilmesi için gerekli süre ve imkanın sağlanmasını zorunlu kılıyor. Bu maddenin ihlali, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabiliyor.

Hukukçular ne diyor?

Birçok hukukçu, İmamoğlu’nun salondan çıkarılmasının yargı önünde adil yargılanma hakkını zedelediği görüşünde. Avukat Celal Ülgen, yaşanan sürecin Ergenekon dosyasıyla benzerliğine dikkat çekerek: “Mahkeme heyeti, bir sanığın savunmasını kısıtlarsa ve bu durum Yargıtay tarafından tespit edilirse, heyet üyeleri hakkında da dava açılabilir. Ergenekon’da bunun örneğini gördük.” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan, bazı yorumcular ise konunun mahkeme heyetinin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak genel kanı, adil yargılanma hakkının evrensel bir ilke olduğu ve hiçbir surette kısıtlanamayacağı yönünde.

Bağımsız değerlendirme

İmamoğlu’na yönelik bu uygulama, yargıdaki bağımsızlık ve tarafsızlık tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ergenekon davasında olduğu gibi, mahkeme heyetlerinin keyfi uygulamaları yalnızca sanığın hakkını ihlal etmekle kalmıyor, aynı zamanda yargının kendisini de itibarsızlaştırıyor. Türkiye’nin yargı sisteminde bireysel suçlamaların ötesinde, yapısal sorunların da çözülmesi gerektiği açıktır. Adil yargılanma hakkı, sadece sanık için değil, mahkemenin saygınlığı için de temel bir gerekliliktir.

Etiketler:
Ekrem İmamoğluErgenekon davasıYargıtaysavunma hakkıadil yargılanmagörevi kötüye kullanma

İlgili Haberler

Tapuda yeni dönem: Kimlik doğrulama zorunluluğu başlıyor
Siyaset

Tapuda yeni dönem: Kimlik doğrulama zorunluluğu başlıyor

23 dk önce

Haluk Levent'in asistanına talimat iddiası: 'Yalan ifade ver
Siyaset

Haluk Levent'in asistanına talimat iddiası: 'Yalan ifade ver

53 dk önce

Özgür Özel: Bu yoldan dönmeyiz, kurtuluş mücadelesi veriyoruz
Siyaset

Özgür Özel: Bu yoldan dönmeyiz, kurtuluş mücadelesi veriyoruz

1 sa önce

CHP'li Özcan: Değişim sancılı olur, operasyonlar takvimli
Siyaset

CHP'li Özcan: Değişim sancılı olur, operasyonlar takvimli

1 sa önce