İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) eski Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu devam ederken, yazdığı 'Millet Şahidimdir' adlı kitabına karşı mahkeme salonunda çarpıcı bir tanık silsilesi yaşandı. İmamoğlu'nun en yakın kurmayları, aile dostları ve iş ortakları, milyonlarca dolarlık rüşvet iddiaları, 80 milyar liralık kamu zararı ve elden teslim edilen para çantalarına ilişkin ifadeler verdi. Mahkeme kayıtlarına göre, 'ikinci adam' olarak bilinen isimden genel müdürlere kadar uzanan tanıklar, rüşvet çarkının nasıl işlediğini anlattı.
Rüşvet Çarkı Mahkemede Deşifre Oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İmamoğlu ve beraberindeki 12 kişi hakkında 'rüşvet', 'kamu zararına sebebiyet verme' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlamalarıyla dava açılmıştı. Mahkemenin son duruşmasında, İmamoğlu'nun en yakın çalışma arkadaşları tanık olarak dinlendi. İddiaya göre, İBB iştiraklerinde yapılan ihalelerde usulsüzlük yapılarak belirli firmalara avantaj sağlandı ve karşılığında elden para çantaları teslim edildi. Tanıklardan biri, 'İmamoğlu'nun talimatıyla hareket ediyorduk, para çantalarını bizzat teslim aldım' ifadesini kullandı.
Aile Dostları ve Kurmaylar Arasında Çelişkili İfadeler
Duruşmada dinlenen isimler arasında İmamoğlu'nun aile dostu olduğu belirtilen bir iş insanı da yer aldı. Bu kişi, 'İmamoğlu bana para göndermemi söyledi, ben de elden teslim ettim' dedi. Ancak bazı tanıkların ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğu gözlemlendi. Örneğin, bir genel müdür 'Benim bilgim yoktu' derken, bir başka yetkili 'Her şeyden İmamoğlu'nun haberi vardı' şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, çelişkili ifadeler nedeniyle bazı tanıkların yeniden dinlenmesine karar verdi.
80 Milyar Liralık Kamu Zararı İddiası
Savcılığın iddianamesine göre, İBB'nin iştirakleri üzerinden yapılan usulsüz ihaleler sonucu 80 milyar liralık kamu zararı oluştu. Bu zararın, rüşvet olarak dağıtılan paralarla finanse edildiği öne sürülüyor. Tanık ifadeleri, para çantalarının İBB binasında ve bazı özel ofislerde elden teslim edildiğini ortaya koydu. Bir tanık, 'Para çantalarını gece yarısı otoparkta aldım' diyerek çarpıcı bir detay paylaştı.
İmamoğlu'ndan 'Millet Şahidimdir' Kitabına Atıf
Tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, duruşmaya video konferans yöntemiyle katıldı. İmamoğlu, yazdığı 'Millet Şahidimdir' kitabını hatırlatarak, 'Ben milletin şahitliğine güveniyorum. Bu dava siyasi bir komplodur' dedi. Ancak tanık ifadeleri, İmamoğlu'nun iddialarının aksine, rüşvet çarkının merkezinde olduğunu gösteriyor. Mahkeme, delillerin toplanması için ek süre verdi ve duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Kamuoyu ve Siyasi Yansımalar
Dava, Türkiye'nin gündeminde geniş yankı uyandırdı. Muhalefet partileri, soruşturmanın siyasi olduğunu savunurken, iktidar kanadı yargının bağımsız hareket ettiğini vurguladı. İmamoğlu'nun avukatları, tanık ifadelerinin baskı altında alındığını iddia etti. Öte yandan, ekonomistler 80 milyar liralık zararın kamu kaynakları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Dava süreci, İstanbul'daki yerel yönetimlerin şeffaflığı açısından da yakından takip ediliyor.
Sonuç olarak, İmamoğlu ve ekibine yönelik rüşvet davası, tanık ifadeleriyle derinleşiyor. Mahkeme salonunda yaşananlar, 'Millet Şahidimdir' söyleminin aksine, en yakınlarının dahi İmamoğlu'nu yaktığını gösteriyor. Kamu zararının boyutu ve rüşvet iddiaları, Türkiye'de yargı ve siyaset ilişkisini yeniden tartışmaya açtı. Dava, ilerleyen günlerde yeni tanık ve delillerle şekillenecek gibi görünüyor.