Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, mahkeme savunmasının yer aldığı "Millet Şahidimdir" adlı kitabının henüz yayımlanmadan toplatılması ve basımının durdurulması kararına ilk tepkisini verdi. İmamoğlu, avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Yılmayacağım, susmayacağım, durmayacağım ve teslim olmayacağım" ifadelerini kullandı. Kararın hukuka aykırı olduğunu savunan İmamoğlu, kitabın bir an önce okuyucuyla buluşması için hukuki mücadele başlatacaklarını duyurdu.
Kitabın Toplatılması Kararı ve Gerekçesi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan kararla, İmamoğlu'nun yargılandığı davalardaki savunmalarını ve ifadelerini derlediği "Millet Şahidimdir" isimli kitabın, 21 Mart'ta başlayan soruşturma kapsamında delil olarak değerlendirildiği ve bu nedenle toplatılmasına hükmedildiği öğrenildi. Kararda, kitabın soruşturmanın gizliliğini ihlal edebileceği ve kamuoyu üzerinde baskı oluşturabileceği gerekçelerine yer verildiği iddia edildi. Yayınevi tarafından yapılan açıklamada ise kitabın basımının durdurulduğu, ancak hukuki sürecin takip edileceği belirtildi.
İmamoğlu'nun Açıklaması ve Hukuki Süreç
Silivri Cezaevi'nden avukatları aracılığıyla açıklama yapan İmamoğlu, "Bu karar, düşünce ve ifade özgürlüğüne açık bir saldırıdır. Benim savunmalarım zaten duruşma tutanaklarında mevcuttur; kitap, bu savunmaların derlenmesinden ibarettir. Halkımız gerçekleri öğrenmek istiyor, bu kitap da onların talebine cevap vermek için hazırlandı. Ama görünen o ki, bazıları gerçeklerin ortaya çıkmasından korkuyor. Yılmayacağım, susmayacağım, durmayacağım ve teslim olmayacağım." dedi. İmamoğlu'nun avukatları, toplatma kararına itiraz edeceklerini ve kitabın bir an önce raflarda yerini alması için gerekli tüm yasal yollara başvuracaklarını açıkladı.
Siyasi Tepkiler ve Kamuoyu Desteği
Karar, siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından da tepki çekti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bir kez daha görüyoruz ki, iktidarın tek derdi gerçeği gizlemek. Milletin vekilinin savunmalarını bile okuyamayacak mıyız? Bu kararı asla kabul etmiyoruz. Kitaplar yasaklanamaz, fikirler susturulamaz." ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise "Hukuku katlederek hiçbir yere varamazlar. Bu ülkenin evlatları susturulamaz. İmamoğlu'nun yanındayız." açıklamasında bulundu. Dem Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da benzer bir mesaj vererek, "İktidarın telaşı giderek artıyor. Milletin adamını susturmaya çalışıyorlar ama başaramayacaklar." dedi.
Kamuoyunda da geniş yankı uyandıran karar, sosyal medyada kısa sürede trend topic oldu. #MilletŞahidimdir ve #Yılmayacağım etiketleriyle on binlerce paylaşım yapıldı. Birçok vatandaş, kitabın yayımlanması için dayanışma mesajları yayınlarken, bazı kitapçılar da raflarında kitaba yer vereceklerini duyurdu. Aydınlar, yazarlar ve gazeteciler de sansüre karşı ortak bir metin yayınlayarak kararı kınadı.
Kitabın İçeriği ve Önemi
"Millet Şahidimdir" adlı kitap, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davalarda yaptığı savunmaların tam metinlerini, duruşma tutanaklarını ve bu süreçte yaptığı basın açıklamalarını bir araya getiriyor. Kitabın önsözünde İmamoğlu, "Bu kitap, bir hukuk mücadelesinin samimi tanıklığıdır. Milletimin vicdanını şahit tutuyorum." ifadelerine yer vermişti. Yayınevi yetkilileri, kitabın büyük bir ilgiyle karşılanmasının beklendiğini, ilk baskının 100 bin adet olarak planlandığını ancak toplatma kararı nedeniyle basıma giremediğini belirtti. Kitabın ön siparişlerle birlikte 500 binin üzerinde satış beklentisi olduğu ifade ediliyor.
Hukuki Analiz ve Değerlendirmeler
Hukukçular, toplatma kararının ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü açısından ciddi bir ihlal olduğunu belirtiyor. Ceza hukuku uzmanı Prof. Dr. Adem Sözüer, "Bir soruşturma dosyasındaki savunmaların, dava açıldıktan sonra kitap olarak yayımlanması, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı kapsamında sorunlu olabilir. Ancak burada kitabın daha yayımlanmadan toplatılması orantısız bir müdahaledir. Türkiye'de kitap toplatma kararları sıklıkla eleştirilmiştir; AİHM içtihatlarına göre de bu tür müdahaleler ifade özgürlüğünün ihlali anlamına gelebilir." şeklinde konuştu. İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç ise "Kitap toplatma kararı, Anayasa'nın 28. maddesine açıkça aykırıdır. Yayıncılık faaliyeti ancak kanunla sınırlanabilir ve bu sınırlama demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz. Bu kararın derhal kaldırılması gerekir." dedi.
Diğer yandan, iktidara yakın çevrelerden ise farklı yorumlar yapılıyor. Hükümete yakınlığıyla bilinen bazı gazeteci ve yorumcular, kararın "soruşturmanın gizliliği" gerekçesine dayandığını ve hukuki olduğunu savunarak, İmamoğlu'nun 'mağduriyet edebiyatı' yaptığını öne sürdü. Ancak bu yorumların yargı sürecini etkilemesi beklenmiyor.
Bu gelişme, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve kitap yasakları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Son yıllarda onlarca kitap toplatılırken, bu kararların çoğu yargı organlarının kararlarıyla bozuldu. Ancak müellifin tutuklu bir siyasetçi olması, kararın siyasi bir amaç taşıdığı yönündeki yorumları güçlendiriyor. Ekrem İmamoğlu'nun hukuk mücadelesi kararlılıkla sürdüreceği, kitabın ise önümüzdeki günlerde farklı bir yayınevi üzerinden ya da doğrudan internet üzerinden erişime açılması bekleniyor.
Bu sansür girişimi, aslında bir gerçeği bir kez daha gözler önüne seriyor: Bir ülkede siyasetçilerin savunmalarının bile halkla paylaşılması engellenebiliyorsa, orada ifade özgürlüğünden bahsetmek hayal olur. Kitabın değeri, sadece içeriğinden değil, aynı zamanda yasaklanma biçiminden de kaynaklanıyor. Bu nedenle "Millet Şahidimdir", yasaklandıkça daha fazla okunacak ve tarih, bu kararı verenleri de, mücadele edenleri de not edecek. İmamoğlu'nun dediği gibi, hakikat er ya da geç galip gelecek; halk, şahit olduğu bu hukuksuzluğun hesabını soracaktır.