İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davada ilk kez savunma yapıldı. İstanbul’daki mahkemede görülen duruşmada İmamoğlu, hakkındaki suçlamaları reddederek savunmasını sundu. Dava, İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılmış olup, sanıklar arasında belediye yetkilileri ve iş insanları da yer alıyor.
Davanın arka planı ve ilk savunma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İBB ve bağlı kuruluşlarında usulsüz ihaleler ve zimmete para geçirme gibi suçlamalar yer alıyor. İmamoğlu ve diğer sanıklar, suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini talep etti. Duruşmada İmamoğlu’nun avukatları, müvekkillerinin masum olduğunu ve delillerin yetersiz olduğunu savundu. Mahkeme heyeti, savunmaların ardından ara kararını açıklayacak.
Dava, 2019 yılında İBB’ye yönelik başlatılan bir soruşturmanın devamı niteliğinde. Soruşturma kapsamında birçok belediye çalışanı gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. İmamoğlu ise 2022 yılında “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla yargılanmaya başlamıştı. Bu dava, İBB Başkanı’nın siyasi kariyeri açısından kritik bir öneme sahip.
53 tutuklu sanık ve savunma süreci
Davanın en dikkat çekici yönlerinden biri, 53 sanığın tutuklu olarak yargılanması. Tutuklu sanıklar arasında belediye bürokratları ve iş dünyasından isimler bulunuyor. Savunma sürecinde, tutuklu sanıkların avukatları da müvekkillerinin tahliyesini talep etti. Mahkeme, tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
İmamoğlu’nun savunmasında, kendisine yöneltilen suçlamaların siyasi olduğunu ve gerçek dışı olduğunu belirttiği öğrenildi. İmamoğlu, “İBB’ye yönelik bu operasyon, halkın iradesine karşı bir müdahaledir” ifadelerini kullandı. Ancak bu sözler, mahkeme tarafından resmi tutanağa geçirildi.
Duruşma nasıl ilerleyecek?
Duruşmanın önümüzdeki günlerde devam etmesi bekleniyor. Mahkeme heyetinin, savunmaların tamamlanmasının ardından delilleri değerlendirerek kararını açıklaması öngörülüyor. Dava süreci, hem İstanbul hem de Türkiye siyaseti açısından yakından takip ediliyor. İmamoğlu’nun savunması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Dava, aynı zamanda yerel yönetimlerin özerkliği ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. Muhalefet partileri, davanın siyasi bir motivasyonla açıldığını savunurken, iktidar kanadı yargı sürecine saygı duyulması gerektiğini belirtiyor.
Sonuç olarak, İBB davası, Türkiye’nin gündeminde uzun süre yer alacak gibi görünüyor. İmamoğlu’nun ilk savunması, davanın seyrini belirleyecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.