İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, 'kamu görevlisine alenen hakaret' suçundan verdiği kararın ardından İmamoğlu hakkında siyasi yasak uygulanmasına da hükmetti. İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nda görülen duruşmada taraflar hazır bulunurken, karar duruşması yaklaşık iki saat sürdü.
Davanın Arka Planı ve Suçlama
Dava, İmamoğlu'nun 2019 yılında Tuzla Belediye Başkanlığı döneminde Şadi Yazıcı'ya yönelik sarf ettiği iddia edilen sözler üzerine açılmıştı. İddianamede, İmamoğlu'nun bir televizyon programında Yazıcı için kullandığı ifadelerin 'kamu görevlisine alenen hakaret' suçunu oluşturduğu öne sürülüyordu. Yazıcı'nın avukatları, müvekkillerinin kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek şikayetçi olmuştu. İmamoğlu ise savunmasında söz konusu ifadelerin eleştiri sınırları içinde kaldığını ve suç teşkil etmediğini savundu.
Mahkeme heyeti, yapılan yargılama sonucunda İmamoğlu'nun üzerine atılı suçun sabit olduğuna kanaat getirerek 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmetti. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verildi. Kararda, İmamoğlu'nun siyasi yasaklı hale gelmesi de yer aldı; bu durum, cezanın kesinleşmesi halinde yürürlüğe girecek.
İmamoğlu'nun Tutukluluk Durumu ve Süreç
Ekrem İmamoğlu, daha önceki bir soruşturma kapsamında tutuklanmış ve görevinden uzaklaştırılmıştı. İBB Başkanlığı görevini vekaleten yürüten isimler, İmamoğlu'nun yokluğunda belediye işlerini sürdürüyor. Bu dava, İmamoğlu'nun halihazırda devam eden hukuki süreçlerinden biri olarak öne çıkıyor. Karar sonrası İmamoğlu'nun avukatları, kararı istinaf ve temyiz yoluna taşıyacaklarını açıkladı. Avukatlar, kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve ifade özgürlüğünü kısıtladığını ileri sürdü.
Şadi Yazıcı cephesinden yapılan açıklamada ise kararın memnuniyetle karşılandığı belirtildi. Yazıcı'nın avukatı, "Mahkeme, kamu görevlilerine yönelik hakaretin cezasız kalmayacağını göstermiştir" ifadelerini kullandı. Karar, siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı; muhalefet partileri kararı 'siyasi bir hamle' olarak nitelendirirken, iktidar kanadı yargıya güvenilmesi gerektiğini vurguladı.
Siyasi Yasak ve Gelecek Süreç
Mahkemenin verdiği siyasi yasak kararı, İmamoğlu'nun önümüzdeki seçimlerde aday olma ihtimalini doğrudan etkiliyor. Türk hukukuna göre, kesinleşmiş bir hapis cezası siyasi yasak getirebiliyor. Ancak karar henüz kesinleşmedi; istinaf ve temyiz süreçleri sonucunda değişebilir. İmamoğlu'nun ekibinden yapılan açıklamada, "Bu karar milletin iradesine vurulmak istenen bir darbedir" denildi. Hukukçular ise kararın temyiz aşamasında bozulma ihtimalinin bulunduğunu, delil ve ifade özgürlüğü ekseninde değerlendirme yapılacağını belirtiyor.
İmamoğlu, cezaevinde bulunmasına rağmen sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla gündemde kalmaya devam ediyor. Destekçileri, kararı protesto etmek için çeşitli illerde toplanma çağrısı yaptı. Öte yandan, İBB'nin günlük işleyişi vekaleten yürütülüyor; ancak İmamoğlu'nun görevine dönmesi için hukuki sürecin sonuçlanması bekleniyor.
Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İmamoğlu'nun cezası, siyasi kariyerini şekillendirecek kritik bir eşik olarak görülüyor. Kararın temyiz süreci, hem hukuki hem de siyasi açıdan yakından takip edilecek. Uluslararası kamuoyu da gelişmeyi izliyor; Avrupa Birliği ve çeşitli insan hakları örgütleri, kararın siyasi motivasyon taşıyabileceğine dair endişelerini dile getirdi. Önümüzdeki günlerde istinaf başvurusunun yapılması ve dosyanın üst mahkemeye taşınması bekleniyor. İmamoğlu'nun avukatları, kararın bozulması için Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapmayı da planlıyor.