İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen "çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 68. duruşmasında, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın çarpıcı itirafları gündeme damga vurdu. Aktaş, şirketlerinin hakedişlerini alabilmek ve ticari baskılardan kurtulmak amacıyla milyarlarca liralık kayıt dışı ödeme yapmaya zorlandıklarını öne sürdü. İddialara göre, bu ödemelerin teslimi için otel odaları ve özel ofisler kullanılıyordu.
Yapının Başında İmamoğlu Var
Aktaş'ın ifadesine göre, İBB'deki yapılanma, Başkan Ekrem İmamoğlu'nun liderliğinde organize olmuş durumda. Şirket yetkilileri, iş alabilmek ve süreçlerin hızlanması için bu yapıya bağlı kişilere düzenli olarak para ödüyor. Aktaş, "Paralar otelde ve özel ofiste teslim edilirdi" diyerek, ödemelerin gizli bir şekilde gerçekleştirildiğini vurguladı. Bu itiraflar, davanın seyrini değiştirebilecek nitelikte.
Kayıt Dışı Ödemelerin Ayrıntıları
Mahkemede verdiği ifadede Aktaş, şirketlerinin maruz kaldığı ticari baskıları anlattı. Hakediş ödemelerinin geciktirildiğini ve bu gecikmelerin ancak belirli kişilere ödeme yapılarak aşılabildiğini belirtti. "Biz işimizi yapmak için bu yapıya bağlı kalmak zorundaydık. Aksi takdirde işlerimiz aksıyordu" diyen Aktaş, ödemelerin miktarının milyarlarca lirayı bulduğunu ifade etti. Bu paraların bir kısmının nakit, bir kısmının ise hesap üzerinden transfer edildiği öğrenildi.
Aktaş'ın verdiği bilgilere göre, ödemelerin koordinasyonunu üstlenen isimler arasında İBB'nin üst düzey yöneticileri ve yakın çalışma ekibindeki kişiler yer alıyor. Bu kişilerin, ihalelerde ve proje onaylarında belirleyici rol oynadığı iddia ediliyor. Ayrıca, Aktaş'ın ifadesinde geçen bazı şirket isimleri ve tarihler, savcılığın yürüttüğü soruşturmanın kapsamını genişletebilir.
Soruşturmanın Geleceği ve Kamuoyu Etkisi
Bu yeni itiraflar, İBB'ye yönelik yolsuzluk iddialarını yeniden alevlendirdi. Dava sürecinde daha önce de bazı sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için itiraflarda bulunduğu biliniyor. Ancak Aktaş'ın açıklamaları, yapının en üst noktasına işaret etmesi nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Kamuoyunda, bu itirafların ardından gözlerin mahkeme kararına ve olası yeni gözaltılara çevrildiği görülüyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan hukuk uzmanları, Aktaş'ın beyanlarının ciddiye alınması gerektiğini ve bu tür itirafların soruşturmanın derinleştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak, iddiaların adil yargılama sürecinde kanıtlanması gerektiğine de dikkat çekiyorlar. Bu gelişme, Türkiye'nin gündeminde önemli bir yer tutarken, yerel yönetimlerdeki şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Duruşma sonrası yapılan açıklamalarda ise Aktaş'ın avukatı, müvekkilinin ifadesinin detaylı olarak alındığını ve sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Önümüzdeki günlerde dosyaya eklenecek yeni delillerle birlikte davanın seyrinin nasıl değişeceği merak konusu. İBB yönetimi ise bu iddialara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmış değil.