İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında görülen duruşmada, İmamoğlu'nun 'örgüt lideri' olarak gösterilmesi nedeniyle son savunmayı yapma talebi mahkeme tarafından kabul edildi. Bu gelişme, siyasi kulislerde 9 Temmuz'da yaşanabilecek olası senaryoları yeniden gündeme taşıdı. Mahkeme sürecinin kritik bir aşamaya girdiği belirtilirken, İmamoğlu'nun siyasi geleceği ve İstanbul siyasetindeki dengeler de yakından izleniyor.
Kulislerde konuşulan 3 senaryo
Edinilen bilgilere göre, 9 Temmuz'da gerçekleşecek duruşma öncesinde kulislerde üç farklı senaryo konuşuluyor. İlk senaryoda, mahkemenin İmamoğlu'nun avukatlarının sunduğu delilleri dikkate alarak takipsizlik kararı verebileceği ifade ediliyor. Bu durumda İmamoğlu'nun üzerindeki siyasi baskının azalacağı ve seçim sürecine daha güçlü gireceği değerlendiriliyor. İkinci senaryo ise mahkemenin İmamoğlu hakkında mahkûmiyet kararı vermesi ancak cezanın ertelenmesi. Bu senaryoda İmamoğlu'nun siyasi yasakla karşılaşmayabileceği, ancak sürecin itirazlarla devam edeceği öngörülüyor. Üçüncü ve en ağır senaryoda ise mahkemenin İmamoğlu'nu 'örgüt lideri' suçlamasıyla cezalandırması ve siyasi yasak getirmesi yer alıyor. Bu durumda İmamoğlu'nun siyasi kariyeri ciddi şekilde etkilenebilir ve İstanbul'da erken seçim ihtimali güçlenebilir.
Mahkeme süreci ve tarafların stratejileri
İmamoğlu'nun avukatları, müvekkillerinin 'örgüt lideri' olarak nitelendirilmesini hukuki dayanaktan yoksun buluyor. Savunma stratejisi olarak, İmamoğlu'nun belediye başkanlığı döneminde yaptığı hizmetleri ve toplumsal desteği ön plana çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca, davanın siyasi saiklerle açıldığına dair güçlü deliller sunduklarını belirtiyorlar. Diğer yandan, iddia makamı ise İmamoğlu'nun bazı ihalelerde usulsüzlük yaptığı ve bu usulsüzlüklerin bir örgüt çerçevesinde gerçekleştiği iddiasında ısrarcı. Mahkemenin bu iki zıt görüş arasında nasıl bir karar vereceği 9 Temmuz'da netleşecek.
Siyasi partiler de gelişmeleri yakından takip ediyor. CHP kanadı, İmamoğlu'nun davasını bir hukuk savaşı olarak nitelendirirken, İYİ Parti ve diğer muhalefet partileri de sürece destek mesajı veriyor. İktidar partisi cephesinde ise İmamoğlu'na yönelik suçlamaların hukuki bir çerçevede devam etmesi gerektiği savunuluyor. 9 Temmuz kararının Ankara siyasetinde de yeni dengeler oluşturması bekleniyor. Özellikle cumhurbaşkanlığı seçimine giden süreçte bu davanın sonuçları, muhalefetin aday belirleme stratejisini doğrudan etkileyebilir. İmamoğlu'nun olası bir siyasi yasak alması durumunda, CHP'nin alternatif aday arayışına gireceği konuşuluyor.
Öte yandan, kamuoyu da süreci dikkatle izliyor. İmamoğlu'nun sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamalar binlerce etkileşim alırken, karar öncesinde taraflar arasında psikolojik üstünlük mücadelesi yaşanıyor. 9 Temmuz'da mahkemeden çıkacak kararın sadece bir kişinin değil, Türkiye siyasetinin kaderini etkileme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor. Bu nedenle, tüm gözler o tarihteki duruşmaya çevrilmiş durumda.