Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, bugün Silivri Cezaevi'nde üç ayrı davada hakim karşısına çıktı. Bunlardan biri olan "diploma" davasında İmamoğlu, mahkemelerin "sipariş üzerine oluşturulduğunu" söyledi. İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi'nden aldığı diplomanın iptal edilmesi sürecinde yaşanan hukuki usulsüzlüklere dikkat çekerek, 'Mahkemeler sipariş üzerine oluşturuluyor. Bu dava da bunun en somut örneğidir' ifadelerini kullandı.
Diploma krizi ve hukuki süreç
Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden 1990 yılında mezun olduğu diplomaya ilişkin iddialar, ilk olarak 2023 yılında kamuoyunda tartışılmaya başlandı. İstanbul Üniversitesi, 2024 yılında yaptığı inceleme sonucunda İmamoğlu'nun diplomasının "usulsüz" olduğunu iddia ederek iptal etti. Bunun üzerine İmamoğlu, idare mahkemesine iptal davası açtı. Mahkeme, üniversitenin kararını hukuka uygun bularak davayı reddetti. İmamoğlu'nun istinaf başvurusu da bölge idare mahkemesince reddedildi. Son olarak Danıştay'a başvuruda bulunan İmamoğlu, bu başvurunun sonucunu beklerken bugün savunma yapmak üzere mahkeme salonundaydı.
İmamoğlu'nun savunmasının ayrıntıları
Duruşmada İmamoğlu, avukatları eşliğinde yaklaşık 45 dakika süren bir savunma yaptı. İddiaların tamamen siyasi olduğunu belirten İmamoğlu, "Bu diploma meselesi, 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini kazandıktan sonra gündeme getirilmeye başlandı. O zaman bir sorun yoktu. Şimdi neden var? Çünkü ben cumhurbaşkanı adayıyım" dedi. Mahkeme heyetine hitaben yaptığı konuşmada, "Bu mahkeme, verilen talimat doğrultusunda karar verirse tarihe utançla geçecektir. Hukuk ayaklar altına alınmaktadır. Sizlerden adil bir karar bekliyorum" ifadelerini kullandı.
Siyasi çevrelerden tepkiler
Duruşma sonrası CHP Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada, "Sayın İmamoğlu'nun diplomasıyla ilgili iddialar tamamen asılsızdır. Üniversite yönetimi ve mahkemeler siyasi baskı altında hareket etmektedir" denildi. Öte yandan iktidar kanadından gelen açıklamalarda ise "Yargı bağımsızdır. İmamoğlu'nun suçlamaları kabul edilemez" görüşü savunuldu. Adalet Bakanlığı kaynakları, "Hiçbir mahkeme siyasi talimatla karar vermez. Bu iddialar yargıyı itibarsızlaştırma çabasıdır" açıklamasını yaptı.
Davanın önemi ve olası senaryolar
Diploma davası, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı açısından kritik bir öneme sahip. Anayasa'ya göre cumhurbaşkanı adaylarının yükseköğrenim mezunu olması gerekiyor. Eğer mahkeme İmamoğlu'nun diplomatının iptalini onarsa, bu durum adaylık sürecini doğrudan etkileyebilir. Hukukçular, Danıştay'ın bu konuda nihai kararı vereceğini ve sürecin aylarca sürebileceğini ifade ediyor. İmamoğlu, ayrıca aynı gün içinde rüşvet ve terör soruşturmaları kapsamında da ifade verdi.
Bağımsız değerlendirme
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davası, Türkiye'de yargının siyasallaştığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bir yanda yargı bağımsızlığı ve kararların hukuka uygunluğu savunulurken, diğer yanda siyasi müdahale iddiaları gündemdeki yerini koruyor. Türkiye'nin son yıllarda artan siyasi kutuplaşması, yargı süreçlerini de etkiler hale gelmiş durumda. Bu dava, sadece bir kişinin kariyerini değil, aynı zamanda kurumlara olan güveni de şekillendirecek gibi görünüyor.