İstanbul'da görülen 'İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında, eski CHP Milletvekili ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olduğu iddia edilen Turan Aydoğan'ın ses kayıtları mahkeme kürsüsünde tek tek açıldı. Kayıtlarda, Aydoğan'ın çeşitli iş insanları ve bürokratlarla yaptığı telefon görüşmelerinde, belediye ihalelerine müdahale ettiği, bazı firmalara ayrıcalık sağladığı ve bu işlemler karşılığında menfaat temin ettiğine dair ifadeler yer aldığı öne sürüldü. Davanın seyrini değiştirebilecek bu kayıtlar, sanıklar arasında şok etkisi yaratırken, mahkeme heyeti kayıtların orijinalliğinin incelenmesine karar verdi.
Ses Kayıtlarında İddialar Peş Peşe Geldi
Mahkemede dinlenen kayıtlarda, Aydoğan'ın bir iş insanıyla yaptığı görüşmede, "Bu işi halledeceğiz, ama bedeli var" dediği ve ardından bir metro ihalesi için şartname değişikliği talep ettiği iddia ediliyor. Başka bir görüşmede ise, bir inşaat firmasının sahibine, ruhsat sürecindeki bürokratik engelleri kaldırabileceğini ancak "Bunun karşılığında projeden yüzde 5 pay vermesi gerektiğini" söylediği kaydedildi. Aydoğan'ın ayrıca, bir tarım arazisinin imar durumunun değiştirilmesi için dönemin ilgili bürokratlarına talimat verdiği ve bu işlem için bir başka işadamından 500 bin dolar rüşvet aldığı yönünde konuşmalar da yer aldı.
Kayıtlarda geçen bazı konuşmaların ise tam olarak anlaşılamadığı, ancak teknik incelemenin ardından tam metnin dosyaya gireceği bildirildi. Aydoğan'ın avukatı, kayıtların montajlı olduğunu ve müvekkilinin suçsuz olduğunu savunarak, "Bu kayıtlar, dijital ortamda kurgulanmıştır. Müvekkilim hakkında karalama kampanyası yürütülüyor. Gerçeği ortaya çıkarmak için bilirkişi incelemesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Turan Aydoğan Kimdir ve Davadaki Rolü Ne?
Turan Aydoğan, uzun yıllar İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çeşitli kademelerde görev yapmış, daha sonra CHP'den milletvekili seçilmişti. Ekrem İmamoğlu'nun 2019'daki belediye başkanlığı seçim kampanyasında da aktif rol oynayan Aydoğan, seçim sonrasında İmamoğlu'nun baş danışmanlarından biri olarak atanmıştı. Davada, aralarında eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı ve bazı bürokratların da bulunduğu çok sayıda kişiyle birlikte, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "ihaleye fesat karıştırma", "rüşvet" ve "irtikap" gibi suçlardan yargılanıyor.
İddianameye göre, Aydoğan'ın bağlantıları aracılığıyla belediye ihaleleri üzerinde nüfuz sahibi olduğu, kendisine yakın iş insanlarına milyonlarca dolarlık ihale verildiği ve bu işlemler karşılığında menfaat sağlandığı belirtiliyor. Aydoğan'ın daha önce sorgusunda suçlamaları reddettiği, ancak yeni ortaya çıkan ses kayıtlarının bu savunmayı çürütebileceği ifade ediliyor.
Dava Dosyası Büyüyor: Yeni Deliller ve Tanıklar
Bu yeni deliller, davanın kapsamını genişletiyor. Mahkeme, Aydoğan'ın yanı sıra İmamoğlu'nun da ifadesine başvurulması yönünde bir talebi değerlendirmeye aldı. İmamoğlu hakkında ise henüz bir suçlama bulunmamakla birlikte, adı geçen bazı görüşmelerde Aydoğan'ın "Yapmadı, başkanım" ifadelerini kullandığı kayıtlarda yer aldığı iddia edildi. Bu ifadelerin, İmamoğlu'nun sürece dahil olup olmadığına dair soru işaretleri yarattığı belirtiliyor.
Dava dosyasında ayrıca, bazı tanıkların ifadelerine de başvuruldu. Tanıklardan biri, Aydoğan'ın bir iş toplantısında, "İstanbul'da her şey kontrolümde. Kimin ne iş yapacağına ben karar veririm" dediğini aktardı. Bu ifade, örgütün işleyiş yapısına dair önemli bir kanıt olarak dosyada değerlendiriliyor.
Hukuki Süreç ve Kamuoyu Etkisi
Bu gelişmeler, hem hukuki süreçte hem de kamuoyunda geniş yankı buldu. Hukukçular, ses kayıtlarının orijinalliğinin doğrulanması halinde, Aydoğan'ın ve hatta örgütün üst düzey isimlerinin ceza almasının kuvvetle muhtemel olduğunu belirtiyor. Diğer yandan, bu durumun, muhalefet partisi CHP üzerinde de olumsuz bir etki yarattığı, parti içinde tartışmalara neden olduğu gözleniyor.
Haberin ardından sosyal medyada #TuranAydoğan ve #İmamoğluDavası etiketleri kısa sürede trend listesine girerken, bazı kesimler bu kayıtların bir kumpas olduğunu öne sürerken, bazıları ise yargı sürecinin takipçisi olunması gerektiğini vurguluyor. Mahkeme, bir sonraki duruşmada kayıtların incelenmesi için bilirkişi görevlendirilmesine ve tanıkların dinlenmesine devam edecek.
Değerlendirme ve Bağlam
Bu dava, Türkiye'de belediye kaynaklarının kullanımına ilişkin yolsuzluk suçlamalarının yargıya taşınmasının örneği olarak duruyor. Ancak süreç, adil yargılama ilkesi çerçevesinde dikkatle izlenmeli. Zira daha önce benzer davalarda bilirkişi incelemelerinin sonuçları, beklentileri karşılamamış ya da karara etki eden deliller tartışmalı hale gelmiştir. Kayıtların montaj olmadığı ispatlanırsa, kamuoyunda adalete olan güven tazelenecektir. Ancak unutulmamalıdır ki, hukuki süreç tamamlanmadan kimse suçlu ilan edilemez. Bu tür davalarda kamu vicdanını rahatlatacak olan, şeffaf ve bağımsız bir yargılamanın yapılmasıdır.