İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen 'çıkar amaçlı suç örgütü' soruşturması kapsamında açılan davanın 69. duruşmasında, eski İBB İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın savunması alındı. Dava, aralarında çok sayıda belediye çalışanı ve yöneticisinin bulunduğu 53'ü tutuklu toplam 414 sanığı kapsıyor. Yıldız'ın mahkemedeki ifadesi, dosyadaki iddiaların bir kısmının aydınlatılması açısından kritik öneme sahip. Davanın bu aşamasında Yıldız'ın, iştirak şirketlerindeki usulsüzlüklere ilişkin bilgiler verdiği öğrenildi.
Dava Sürecinin Gelişimi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İBB bünyesindeki iştirakler ve bağlı kuruluşlar üzerinden suç örgütü kurdukları iddiasıyla 414 kişi hakkında iddianame hazırlanmıştı. İddianamede, sanıkların ihale süreçlerinde usulsüzlükler yaptıkları, kamu kaynaklarını kişisel çıkarları için kullandıkları ve örgütlü bir yapı içerisinde hareket ettikleri öne sürülüyor. Dava, İstanbul Anadolu Adliyesi 39. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Bugüne kadar yapılan 68 duruşmada birçok sanığın savunması alınmış, tanıklar dinlenmişti. Ertan Yıldız'ın savunması ise dosyanın en kapsamlı savunmalarından biri olarak kayda geçti. Yıldız'ın avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunarak tahliye talebinde bulundu.
Ertan Yıldız'ın Savunması
Mahkeme salonunda yaptığı savunmada Yıldız, hakkındaki suçlamaları reddederek, görev yaptığı süre boyunca tüm işlemlerin kanunlara uygun olduğunu iddia etti. Yıldız, 'Ben görev yaptığım dönemde hiçbir usulsüzlüğe imza atmadım. Tüm ihale süreçleri mevzuata uygun şekilde yürütüldü. Suçlamalar gerçek dışıdır' dedi. Ayrıca, dava kapsamında dinlenen gizli tanıkların ifadelerinin çelişkili olduğunu öne süren Yıldız, bu ifadelerin delil olarak kabul edilemeyeceğini savundu. Yıldız, özellikle iştirak şirketlerinin yönetim kurulu kararlarının onun yetki alanında olmadığını belirterek, sorumluluğun üst yönetimde olduğunu ifade etti. Mahkeme heyeti, Yıldız'ın savunmasının ardından ara karar için değerlendirme yapmak üzere duruşmayı erteledi.
Dava süreci, kamuoyunda geniş yankı uyandırıyor. Özellikle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da soruşturma kapsamında ifade vermesi ve ardından yargılanması, olayın siyasi boyutunu güçlendiriyor. İmamoğlu hakkında da 'çıkar amaçlı suç örgütü kurma' suçlamasıyla dava açılmış, ancak mahkeme İmamoğlu'nun tutuklanması yönündeki talepleri reddetmişti. Davanın önümüzdeki günlerde yapılacak duruşmalarına devam edilmesi bekleniyor. Bu duruşmalarda, İBB'nin iştirak şirketlerindeki mali hesapların incelenmesi ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi gündeme gelecek. Davanın, Türkiye'nin gündeminde önemli bir yer tuttuğu açık. Bu tür davaların, kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından kritik bir test olduğunu söylemek mümkün. Yargı sürecinin adil ve hızlı işlemesi, toplumun adalete olan güvenini artıracaktır. Mahkemenin vereceği kararlar, hem sanıkların akıbetini belirleyecek hem de benzer iddialara karşı caydırıcı olacaktır. Kamuoyunun yakından takip ettiği bu davanın sonuçlanması, belediyelerdeki yönetim anlayışına da yön verebilir.