İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü kurma” iddiasıyla açılan davada 71. duruşma bugün başladı. Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen duruşmaya, aralarında 53'ü tutuklu, toplam 414 sanığın katılması bekleniyor. Duruşma, yoğun güvenlik önlemleri altında başlarken, avukatların savunmaları ve delillerin ele alınmasıyla devam edecek.
Davanın Kapsamı ve İddialar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, İmamoğlu ve bazı belediye yöneticilerinin, ihalelere fesat karıştırmak, zorla para toplamak ve kamu kaynaklarını usulsüz kullanmak gibi suçları içeren bir yapı oluşturdukları öne sürülüyor. Davada, belediyenin birçok biriminden üst düzey bürokratlar, müteahhitler ve ajans yöneticileri de sanık durumunda bulunuyor.
İmamoğlu, daha önceki duruşmalarda yaptığı savunmalarda suçlamaları reddetmiş, sürecin siyasi bir kumpas olduğunu söylemişti. Bugünkü duruşmada da benzer bir savunma yapması beklenen İmamoğlu'nun yanı sıra diğer tutuklu sanıkların da ifadelerine başvurulacak.
Mahkeme heyeti, bugünkü oturumda öncekilerden farklı olarak bilirkişi raporlarının ve bazı tanık beyanlarının değerlendirileceği bilgisini verdi. Duruşma salonunun kapasitesi nedeniyle sanıkların bir kısmının SEGBİS aracılığıyla videokonferans sistemiyle katılacağı bildirildi.
Sürecin Öne Çıkan Detayları
Dava süreci boyunca yaşanan gelişmeler, Türkiye kamuoyunun yakından takip ettiği konular arasında yer aldı. Özellikle İmamoğlu'nun tutuklanma süreci, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum atanması tartışmalarını da beraberinde getirmişti. Ancak mahkeme, daha önce yapılan itirazlar üzerine İmamoğlu'nun tutukluluk halinin devamına karar vermişti.
Duruşma öncesinde İmamoğlu'nun avukatları, müvekkillerinin tahliye edilmesi talebiyle yeniden başvuruda bulundu. Avukatlar, delillerin büyük ölçüde toplandığını, tutukluluğun artık hukuki bir dayanağının kalmadığını savundu. Cumhuriyet savcısı ise, suç örgütü iddiasının ciddi bulunduğunu ve dosyanın kapsamının genişlediğini belirterek tahliye taleplerine itiraz etti.
Davanın bu aşamasında, tanıkların dinlenilmesi ve bilirkişi raporlarının incelemeye alınmasıyla ana gövdeye ulaşılması bekleniyor. Duruşma salonunda yoğun bir avukat katılımı gözlemlenirken, bazı sivil toplum kuruluşları da süreci protesto etmek amacıyla adliye önünde toplandı.
Öte yandan, dava Türkiye'deki siyasi gündemi de etkilemeye devam ediyor. Ana muhalefet partisi ve belediye yönetimi, sürecin adil olmadığını ve iktidarın muhaliflere yönelik baskı aracına dönüştüğünü ifade ediyor. İktidar cephesi ise yargının bağımsız olduğunu ve suç unsuru tespit edilmişse herkesin yargılanması gerektiğini savunuyor.
Sürecin Hukuki ve Toplumsal Boyutu
70'inci duruşmada mahkeme, bazı tanıkların beyanlarını almış ve bir kısım dosyanın ayrılmasına hükmetmişti. Bugünkü oturumda ise esasa ilişkin mütalaanın hazırlanması için gerekli ara kararların verilebileceği konuşuluyor. Hukukçular, davanın genişliği ve sanık sayısı göz önüne alındığında sürecin uzun yıllar sürebileceğini belirtiyor.
Toplumun farklı kesimlerinden davaya ilişkin tepkiler sürüyor. Bazı çevreler, İmamoğlu'na yönelik suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürerken, diğerleri yargının verdiği kararların bağlayıcı olduğunu hatırlatıyor. Bu durum, Türkiye'deki hukuk güvenliği ve siyasi yargı tartışmalarını da alevlendirmiş durumda.
Duruşma, bugün yoğun bir programla devam edecek. Mahkeme, tarafların taleplerini dinledikten sonra ara kararını açıklayacak ve bir sonraki duruşma tarihini belirleyecek. Kamuoyunun merakla beklediği kararın, önümüzdeki haftalara sarkacağı tahmin ediliyor.