İstanbul'da yürütülen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı "çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 70. duruşması sona erdi. Duruşmada, aralarında önceki dönem belediye bürokratları ve iş insanlarının da bulunduğu bazı tutuksuz sanıkların ayrı ayrı savunmaları alındı. Mahkeme heyeti, tarafların beyanlarını dinledikten sonra bir sonraki celseyi belirlemek üzere ara kararı verdi. Süreç, kamuoyunun yakından takip ettiği davanın kritik aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Duruşmada Neler Yaşandı?
70. duruşma, İstanbul Adalet Sarayı'ndaki özel bir salonda yapıldı. Duruşmaya İmamoğlu'nun yanı sıra bazı tutuklu sanıklar da SEGBİS ile katılırken, tutuksuz sanıkların bir kısmı yüz yüze hazır bulundu. Mahkeme Başkanı, öncelikle duruşma düzenini sağladı ve daha önce ifadesi alınmayan tutuksuz sanıkların savunmalarını dinledi. Sanıklar genel olarak haklarındaki suçlamaları reddetti; ihale süreçlerinin usulüne uygun olduğunu, iddiaların soyut ve dayanaksız olduğunu ileri sürdü. Avukatlar ise müvekkillerinin tahliyesini talep ederken, dosyadaki delillerin yetersiz olduğunu savundu. Mahkeme heyeti, ara kararı açıklayarak bazı sanıkların adli kontrol şartlarıyla serbest bırakılmasına, diğerlerinin ise mevcut haliyle yargılanmasına devam edilmesine hükmetti.
Dava Süreci ve İddianame
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu ve bazı belediye yetkililerinin, kentsel dönüşüm projeleri ve ihale süreçlerinde usulsüzlük yaparak çıkar sağladığı öne sürülüyor. İddianamede "çıkar amaçlı suç örgütü kurma, yönetme, üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" gibi suçlamalar yer alıyor. İmamoğlu hakkında ise 7 yıldan 44 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Sanık sayısının fazlalığı nedeniyle dava, birçok celseye yayılmış durumda. Bugüne kadar onlarca tanık dinlenirken, bilirkişi raporları da dava dosyasına girmiş durumda. Mahkeme, delillerin toplanması için ara kararlar vererek süreci yönetiyor.
Sanıkların Savunmaları ve Hukuki Boyut
Duruşmada söz alan tutuksuz sanıklardan bazıları, haklarındaki suçlamaların siyasi olduğunu savundu. Bir sanık, "Yıllarca aynı usullerle çalıştık, hiçbir sorun yaşamadık. Bu dava, belediye başkanına yönelik bir kumpastır" şeklinde konuştu. Başka bir sanık ise delil olarak gösterilen telefon kayıtlarının masumiyetini kanıtladığını iddia etti. Savunmaların ardından söz alan Cumhuriyet savcısı, sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyip istemediklerini sordu; ancak sanıklar suçlamaları reddettikleri için bu yönde bir talepleri olmadığını belirtti. Savcı ayrıca, tutuksuz sanıkların duruşma sürecine katılımlarının sürdüğünü, firar riskinin bulunmadığını ifade ederek, mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamını talep etti.
Siyasi ve Toplumsal Boyut
Ekrem İmamoğlu, 2019 ve 2024 yerel seçimlerini kazanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Kendisi, ana muhalefet partisinin önde gelen isimlerinden biri olarak gösteriliyor. Dava, bu nedenle Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandırdı; siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından farklı açıklamalar geldi. Duruşmayı takip etmek için adliye önünde toplanan yaklaşık 200 kişi, "Adalet istiyoruz" sloganları attı. Polis, geniş güvenlik önlemi aldı. Öte yandan avukatlar, davanın uzamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini savunurken, yetkililer sürecin titizlikle yürütüldüğünü vurguluyor.
Önümüzdeki Duruşma ve Beklentiler
Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 23 Ocak 2025 tarihine erteledi. Önümüzdeki celsede, tutuklu sanıkların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin savunmasının alınması beklenirken, bazı tanıkların dinlenilmesi gündemde. Hukukçular, bu tür geniş kapsamlı davaların yıllarca sürebileceğine dikkat çekiyor. İmamoğlu'nun avukatları ise müvekkillerinin beraatini beklediklerini, dosyanın büyük ölçüde siyasi saiklerle hazırlandığını savunuyor. Dava, Türkiye'nin yakın tarihinin en önemli yargı süreçlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Gelişmeler, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyu tarafından merakla takip ediliyor. Bu sürecin sonunda, İmamoğlu ve diğer sanıklar için verilecek kararın, ülke siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği yorumları yapılıyor.