İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında verilen diploma iptali kararına karşı hukuki mücadelesini sürdürüyor. İmamoğlu, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi'nin kararının ardından Danıştay'a başvuruda bulundu. Başvuru, siyasi kariyerini etkileyecek bu kritik süreçte yeni bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Başvurunun detayları
İmamoğlu'nun avukatları, İstanbul Üniversitesi tarafından yapılan diploma iptali işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak Danıştay nezdinde yürütmeyi durdurma talebinde bulundu. Başvuruda, kararın gerekçesinde usul ve esas yönünden hatalar bulunduğu, İmamoğlu'nun mağduriyetinin telafi edilemez olduğu vurgulandı. Daha önce İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, İmamoğlu'nun itirazını reddetmişti.
Siyasi ve hukuki boyut
Diploma iptali kararı, İmamoğlu'nun siyasi geleceği açısından kritik önem taşıyor. Kararın kesinleşmesi halinde İmamoğlu'nun belediye başkanlığı düşebilir ve siyasi yasak getirilebilir. Danıştay'ın vereceği karar, sadece İmamoğlu'nu değil, aynı zamanda muhalefet partileri arasındaki ittifak dengelerini de etkileyebilir. Hukukçular, Danıştay'ın bu tür davalarda genellikle idari kararları denetlediğini ve alt mahkemelerin kararlarını bozma yetkisine sahip olduğunu belirtiyor.
Geçmiş süreç
İmamoğlu'nun diplomasının iptali, 2019 yılında İstanbul Üniversitesi tarafından gündeme getirilmiş, ancak daha sonra mahkeme kararıyla iptal edilmişti. Yeniden gündeme gelmesi, İmamoğlu'nun 2023 yılında yeniden belediye başkanı seçilmesinin ardından oldu. MHP'li bir avukatın başvurusu üzerine süreç yeniden başlatıldı. İstanbul Üniversitesi, İmamoğlu'nun yatay geçişle geldiği Kıbrıs'taki bir üniversitenin diplomasının geçersiz olduğunu iddia etmişti. İmamoğlu ise bu iddiaları reddederek, eğitim sürecinin yasalara uygun olduğunu savunuyor.
Danıştay'ın önümüzdeki günlerde yürütmeyi durdurma talebini değerlendirmesi bekleniyor. İmamoğlu cephesi, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını ve mağduriyetinin giderileceğine inandığını açıkladı. Bu dava, Türkiye'deki yargı bağımsızlığı ve siyasi müdahaleler tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.