Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Muhittin Böcek’in, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na adaylık desteği karşılığında “havala” yöntemiyle 5 milyon euro rüşvet verdiğine ilişkin iddialar, davanın kilit tanığı tarafından doğrulandı. Tanık A.K., savcılık ifadesinde rüşvet trafiğinin ayrıntılarını anlattı ve iddiaları belgelerle destekledi.
Tanık ifşaları: Havala yöntemi ve para transferi
Tanık A.K., ifadesinde Muhittin Böcek’in, 2019 yerel seçimleri öncesinde Ekrem İmamoğlu’na 5 milyon euro ödemeyi kabul ettiğini söyledi. Para transferinin, resmi kayıtlarda görünmemesi için “havala” adı verilen gayriresmi yöntemle yapıldığını belirten tanık, bu yöntemin geleneksel olarak bedel ödemek için kullanıldığını ve paranın elden veya aracılar yoluyla iletildiğini ifade etti. İddiaya göre, Böcek, İmamoğlu’na ait olduğu öne sürülen hesaplara para gönderdi. Tanık, ödemelerin bir kısmını bizzat gördüğünü ve bunu belgeleyen mesajlaşma kayıtları olduğunu söyledi.
Teknik veriler ve itirafçı beyanları
Savcılık dosyasında yer alan teknik veriler, tanık ifadelerini destekliyor. Telefon görüşme kayıtları, Böcek’in İmamoğlu’nun yakın çalışma arkadaşlarıyla sık sık iletişim kurduğunu gösteriyor. Ayrıca, daha önce gözaltına alınan bir itirafçının ifadesi, rüşvetin seçim sürecinde verildiğini doğruladı. İtirafçı, para naklinin önceden planlandığını ve ödemelerin belirli aralıklarla yapıldığını anlattı. Dosyada, rüşvetin kaynağına ilişkin ipuçları da bulunuyor. Bazı belgeler, paranın Antalya’daki bir şirket üzerinden aktarıldığını ortaya koyuyor. Şirket yetkililerinin ifadeleri, ödemelerin ticari bir işlem gibi gösterilmeye çalışıldığını ancak gerçek amacının rüşvet olduğunu belirtiyor.
Bağlam ve arka plan
Bu iddialar, Türkiye siyasetinde yolsuzluk tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Muhittin Böcek, 2023 yılında hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Ekrem İmamoğlu ise iddiaları reddederek siyasi bir komplo olduğunu savundu. Ancak tanık ifadeleri ve belgeler, iddiaların ciddiyetini artırıyor. Soruşturma devam ederken, rüşvet trafiğinin bir bölümünün belgelendiği görülüyor. Türkiye’de belediyelerdeki yolsuzluk iddiaları, kamuoyunda şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerini gündeme getiriyor. Bu dava, siyasi figürler arasındaki mali ilişkilerin sorgulanmasına neden oluyor. Öte yandan, teknik ve hukuki süreçler henüz tamamlanmadığından, iddiaların kesinleşmesi için daha fazla kanıta ihtiyaç duyuluyor.