CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun ifade vermek üzere Kartal Adliyesi'ne götürülürken, aracın arızalandığı gerekçesiyle Silivri'ye geri döndürülmesine ilişkin TBMM Başkanlığı'na soru önergesi sundu. Tezcan, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yanıtlanması talebiyle verdiği önergede, yaşananların hukuka aykırı olduğunu ve adli sürecin şeffaflığına gölge düşürdüğünü ifade etti.
Soru önergesinin detayları
Bülent Tezcan, soru önergesinde, Ekrem İmamoğlu'nun Silivri Cezaevi'nden alınarak Kartal Adliyesi'ne sevk edildiğini, ancak yolda aracın arızalandığı gerekçesiyle sadece 10 dakika sonra cezaevine geri dönüldüğünü belirtti. Bu durumun, İmamoğlu'na ifade verme fırsatının kasten engellendiği şüphesini doğurduğunu kaydeden Tezcan, “Bir kişinin adliyeye sevki sırasında yaşanan bu tür bir ‘arıza’, kamuoyunda ciddi bir infial yaratmıştır. Adalet Bakanlığı'nın bu konuda net bir açıklama yapması gerekmektedir” dedi. Önergede, aracın hangi kuruma ait olduğu, arızanın teknik olarak belgelenip belgelenmediği, sürücü ve görevli personelin kimlikleri gibi sorulara yer verildi.
Yaşananların perde arkası
Olay, 16 Mart 2025 tarihinde İmamoğlu'nun bir soruşturma kapsamında ifade vermek üzere Kartal Adliyesi'ne götürülmesi sırasında meydana geldi. Konvoy halinde yola çıkan araç, Silivri'den yaklaşık 10 dakika uzaklaştıktan sonra durdu. Araçta teknik bir arıza olduğu bildirilirken, İmamoğlu'nun avukatları duruma itiraz etti. Ancak süreç devam ettirilemedi ve İmamoğlu aynı araçla Silivri'ye geri döndü. CHP yetkilileri, bu durumun İmamoğlu'na yönelik bir psikolojik baskı yöntemi olduğunu savunurken, Adalet Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturmaların yoğunlaştığı bir dönemde yaşanan bu olay, muhalefet partileri tarafından sert bir şekilde eleştirildi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, konuyu “hukuk devleti ilkesine vurulmuş bir darbe” olarak nitelendirirken, DEM Parti Sözcüsü Ayşe Çelik de “yargı eliyle siyasi operasyon yapıldığını” iddia etti.
Hukuki boyut ve olası yaptırımlar
Uzmanlar, bir mahkum veya tutuklunun adliyeye sevki sırasında yaşanan bu tür aksaklıkların, ilgili yönetmelikler çerçevesinde belirlenen prosedürlere aykırı olduğunu vurguluyor. Ceza İnfaz Sisteminde personel ve araç yönetimine dair kuralların net olduğunu belirten hukukçular, “Aracın arızalanması halinde yedek araç devreye sokulmalı veya sevk iptal edilerek durum tutanakla kayıt altına alınmalıdır. Burada yaşananların usule uygun olduğunu söylemek zor” yorumunu yapıyor.
TBMM'ye sunulan soru önergesi, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 15 gün içinde yanıtlaması gereken bir konu haline geldi. Tezcan, ayrıca konuyu İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'na da taşıyacağını açıkladı. CHP, sürecin takipçisi olacağını ve hukuki yolları kullanacağını duyurdu.
Sürecin siyasi yansımaları
2024 yerel seçimlerinde İstanbul'u yeniden kazanan İmamoğlu'nun, 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri için en güçlü adaylardan biri olduğu değerlendiriliyor. Bu nedenle, hakkındaki soruşturmalar ve adli süreçler siyasi kulislerde yoğun tartışmalara neden oluyor. İmamoğlu'na yönelik “araç arızası” olayının, muhalefet tarafından “hukuk dışı müdahale” olarak kodlanması, önümüzdeki dönemde siyasi gerilimi artırabilir. Olayın, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdığı görülüyor.