Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mesajlarının paylaşıldığı Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ne ait X hesabı, son hesabına da erişim engeli getirilmesinin ardından 12'nci kez yeni bir hesapla yayın hayatına devam etti. Ofis yetkilileri, her engellemede olduğu gibi bu kez de takipçilerine duyuru yaparak yeni hesabın kullanıma açıldığını bildirdi. Bu durum, sosyal medya platformlarında İmamoğlu'nun sesini kısma girişimleri olarak yorumlanırken, dijital mücadelede yeni bir aşamaya işaret ediyor.
On İkinci Hesap, Aynı Kararlılık
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin X hesapları, daha önce on bir kez farklı gerekçelerle engellendi. Her engellemenin ardından ofis, kısa süre içinde yeni bir hesap açarak İmamoğlu'nun açıklamalarını ve seçim kampanyasına dair mesajlarını paylaşmaya devam etti. Son olarak bugün öğleden sonra, 12'nci hesabın kullanıma açıldığı doğrulandı. Ofis yetkilileri, yeni hesabın kullanıcı adını ve linkini sosyal medya hesaplarından paylaştı. İlk paylaşımda, İmamoğlu'nun adalet çağrısı ve hukuk vurgusu öne çıktı.
İmamoğlu'nun avukatlarından yapılan açıklamada, 'Müvekkilimizin hukuki mücadelesi tüm hızıyla sürerken, kamuyu bilgilendirme görevimizi yerine getirmek için her türlü engeli aşmaya kararlıyız' ifadeleri kullanıldı. Açıklamada ayrıca, erişim engellerinin ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı niteliğine dikkat çekilerek, ulusal ve uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulandı.
Erişim Engelleri ve Dijital Mücadele
İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, 2023 yılında kurulduğundan bu yana sosyal medyada aktif bir şekilde varlık gösteriyor. Ancak özellikle son bir yılda X hesaplarına yönelik erişim engelleri sıklaştı. Bu durum, hükümete yakın çevrelerin ve bazı kullanıcıların şikayetleri üzerine gerçekleşiyor. X platformu, Türkiye'deki yasal düzenlemelere uygun olarak erişim engelleme kararlarını uyguluyor. Ancak ofis yetkilileri, kararların siyasi saiklerle alındığını iddia ediyor.
Dijital haklar alanında çalışan uzmanlar, bir hesabın defalarca kapatılmasının ve yenisinin açılmasının 'sonsuz bir kovalamaca' yarattığını belirtiyor. Bu durum, hem kullanıcıların bilgiye erişimini zorlaştırıyor hem de platformların şeffaflık ilkelerini sorgulatıyor. Uzmanlar, erişim engellerinin içeriğin değil, kişiye yönelik bir hedefleme olduğu görüşünde.
İmamoğlu'nun Mesajları ve Toplumsal Tepki
İmamoğlu, Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunmasına rağmen, görüşme günlerinde avukatları aracılığıyla kamuoyuna mesajlar iletiyor. Aday Ofisi'nin X hesabından yapılan paylaşımlar, genellikle İmamoğlu'nun yazılı açıklamaları, mahkeme süreçlerine ilişkin bilgiler ve seçim vaatlerini içeriyor. Son paylaşımda ise, 'Milletin iradesi sandıkta tecelli edecek; tüm engellemelere rağmen, demokrasi kazanacak' mesajı yer aldı.
Erişim engellerine karşı toplumsal bir dayanışma da oluşmuş durumda. #İmamoğluSesiniKıssalarDa tweetleri kısa sürede trend topic oldu. Ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaptığı açıklamada, 'Bir kişinin sosyal medya hesaplarının sürekli kapatılması, ifade özgürlüğüne yönelik açık bir saldırıdır. Bu ülkede herkes, düşüncesini özgürce ifade edebilmelidir' dedi.
Hukuki Boyut ve Uluslararası Tepkiler
Konu, yalnızca ulusal değil uluslararası düzeyde de tartışılıyor. Uluslararası Af Örgütü ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, yaptıkları açıklamalarla yetkilileri ifade özgürlüğünü kısıtlamamaya çağırdı. Avrupa Birliği de dahil olmak üzere bazı ülke temsilcileri, erişim engellerine ilişkin endişelerini dile getirdi.
Türkiye'de ise, erişim engelleri hukuki olarak içeriklerin yayından kaldırılması veya erişimin engellenmesi şeklinde uygulanıyor. İnternet Yasası'na göre, yetkili mahkemeler veya BTK tarafından verilen kararlar doğrultusunda erişim sağlayıcıların bu kararları uygulaması zorunlu. Ancak bu kararların ölçülülük ilkesine uygun olup olmadığı sık sık tartışma konusu oluyor.
Gelecek Adımlar ve Değerlendirme
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi yetkilileri, mevcut hesabın da kapatılması durumunda yeni hesaplar açmaya devam edeceklerini açıkladı. Ayrıca, farklı platformlardan da içerikleri paylaşmayı sürdürecekleri belirtildi. İmamoğlu'nun avukatları, erişim engeli kararlarına karşı bireysel başvuru haklarını kullanacaklarını ve Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini ifade etti.
Bu süreç, Türkiye'de siyasi iletişimin dijitalleştiği bir dönemde, devlet ile muhalefet arasındaki gerilimin somut örneklerinden biri. Sosyal medya hesaplarının sürekli kapatılması, ifade özgürlüğü ve demokratik katılım açısından ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Siyasi aktörlerin görüşlerini engelsiz şekilde ifade edebilmesi, sağlıklı bir demokrasinin ön koşullarından biri olduğundan, bu tür engellerin kaldırılması ve hukuki güvence altına alınması bekleniyor. Aksi takdirde, toplumun bilgiye erişimi her geçen gün daha da zorlaşacak ve kutuplaşma artacaktır. Bu durum, tüm siyasi aktörlerin sorumluluk almasını gerektiren bir tablo ortaya koyuyor.