İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutukluluğunun 70. gününe gelinirken, İmamoğlu'nun avukatlarının 3 Eylül'de tahliye talebinde bulunacağı öğrenildi. Bu gelişme, İBB'ye yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmasında kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Mevcut listeye göre, mahkeme önümüzdeki hafta tutukluların tahliye taleplerini dinleyecek. İmamoğlu'nun yanı sıra aralarında İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de bulunduğu çok sayıda isim için benzer süreç işleyecek.
3 Eylül'de Neler Bekleniyor?
İmamoğlu’nun avukat ekibi, 3 Eylül'de İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne tahliye dilekçesi sunacak. Dilekçede, delillerin büyük ölçüde toplandığı, kaçma ve delilleri karartma şüphesinin bulunmadığı, İmamoğlu'nun tutuklu kalmasının orantısız olduğu gerekçelerine yer verilmesi bekleniyor. Avukatlar, ayrıca İmamoğlu'nun görevine dönmesi gerektiğini vurgulayacak; belediye başkanının seçilmiş bir lider olarak halkın iradesini temsil ettiğini hatırlatacak. Mahkemenin, başvuruyu aynı gün veya birkaç gün içinde karara bağlaması öngörülüyor. Geçtiğimiz aylarda yapılan ilk itirazlar reddedilmişti, ancak sürecin bu aşamasında ihtimal dâhilinde görülen tahliye kararı, siyasi dengeleri de etkileyebilir.
Sürecin Arka Planı
Soruşturma, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik iki ana başlıkta ilerliyor: yolsuzluk ve terör bağlantısı. İmamoğlu, 'ihaleye fesat karıştırma', 'rüşvet', 'irtikap' ve 'terör örgütüne yardım' suçlamalarıyla karşı karşıya. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, İmamoğlu'nun serbest bırakılması için geniş kapsamlı bir hukuk mücadelesi başlatıldığını açıklamıştı. Öte yandan, İmamoğlu'nun tutuklanması uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırmış, Avrupa Birliği ve ABD'den endişe ifadeleri gelmişti. Türkiye'de ise muhalefet partileri, kararın siyasi olduğunu savunurken, iktidar kanadı yargının bağımsız olduğunu vurguluyor.
İmamoğlu'nun tutukluluğu, yerel seçimlerin hemen ardından gelen bir dönemde yaşanması nedeniyle de ayrıca önem taşıyor. İstanbul'daki kamuoyu araştırmaları, İmamoğlu'nun belediye başkanı olarak görevine devam etmesi yönünde güçlü bir beklenti olduğunu gösteriyor. Hukuki süreç, aynı zamanda CHP'nin önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olası adayının kim olacağı tartışmalarını da şekillendiriyor.
Öte yandan, davada tutuklu bulunan diğer isimlerin avukatları da sürece dâhil olacak. 3 Eylül'deki duruşmada, tüm tutuklular için ayrı ayrı değerlendirme yapılması bekleniyor. Mahkemenin, dosya kapsamını dikkate alarak, bazı tutuklular için tahliye kararı vermesi olasılığı güçlü. Ancak İmamoğlu'nun dosyası, diğerlerine kıyasla daha kapsamlı olduğu için kararın önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.
Türkiye gündeminin ilk sıralarında yer alan bu gelişme, siyasi tansiyonu da artırmış durumda. CHP, İmamoğlu'nun tutuklanmasını 'hukuk skandalı' olarak nitelendirirken, iktidar partisi yetkilileri yargı kararlarına saygı gösterilmesi çağrısı yapıyor. İstanbul halkı, süreci yakından takip ederken, gözler 3 Eylül'e çevrilmiş durumda. Hukukçular, tahliye talebinin reddedilmesi halinde İmamoğlu'nun avukatlarının Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunacağını belirtiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşınması ihtimali de gündemde. Bu gelişmeler, Türkiye'deki yargı bağımsızlığı tartışmalarını da yeniden alevlendirebilir.