Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), küresel genç işsizliğinin son bir yılda kayda değer bir artış gösterdiğini ve bu artışın en belirgin şekilde yüksek gelirli ekonomilerde yaşandığını açıkladı. Birleşmiş Milletler bünyesindeki örgütün yayımladığı yeni rapora göre, özellikle 15-24 yaş arası gençler arasında işsizlik oranı yükselirken, bu durumun arkasındaki en önemli etkenlerden biri olarak yapay zeka teknolojilerinin iş gücü piyasasında yarattığı dönüşüm gösteriliyor. Peki, yapay zeka genç istihdamını nasıl etkiliyor ve hangi ülkeler bu değişimden en fazla zararı görüyor?
Küresel Genç İşsizliği Neden Artıyor?
ILO'nun 'Küresel İstihdam Görünümü 2024' başlıklı raporu, dünya genelinde genç işsizliğinin geçen yıla kıyasla yaklaşık 1,2 puan artarak yüzde 20,9 seviyesine ulaştığını ortaya koyuyor. Bu artış, özellikle dijitalleşmenin hız kazandığı ve yapay zeka destekli otomasyonun yaygınlaştığı sektörlerde yoğunlaşıyor. Raporda, yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojilerinin özellikle büro işleri, müşteri hizmetleri ve temel veri analizi gibi alanlarda gençlerin ilk iş deneyimlerini zorlaştırdığı belirtiliyor. Birçok şirket, maliyetleri düşürmek ve verimliliği artırmak için bu teknolojilere yönelirken, bu durum özellikle iş gücüne yeni katılan gençler için iş bulmayı güçleştiriyor.
Yüksek gelirli ülkelerde genç işsizliğindeki artış daha çarpıcı: Örneğin, Avrupa Birliği ülkelerinde genç işsizliği ortalama yüzde 18,3'e çıkarken, Kuzey Amerika'da bu oran yüzde 14,8'e yükseldi. Bu ülkelerde yapay zeka tabanlı yazılımların iş süreçlerine entegrasyonu, birçok giriş seviyesi pozisyonun ortadan kalkmasına neden oldu. ILO uzmanları, özellikle veri girişi, sekreterlik ve çağrı merkezi gibi işlerin yapay zeka tarafından daha hızlı ve düşük maliyetle yapılabildiğini, bu nedenle gençlerin bu alanlarda istihdam şansının azaldığını vurguluyor.
Yapay Zekanın İstihdama Etkisi: Fırsat mı Tehdit mi?
Yapay zekanın iş gücü piyasası üzerindeki etkisi karmaşık bir tablo çiziyor. Bir yandan, yapay zeka bazı işleri otomatikleştirerek geleneksel işleri ortadan kaldırırken, diğer yandan yeni iş alanları yaratıyor. Ancak ILO raporu, yeni işlerin çoğunun yüksek vasıf gerektirdiğini ve gençlerin bu yeni becerilere erişiminin eşitsiz olduğunu belirtiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde eğitim sistemleri yapay zeka çağına uyum sağlayamazken, gençler arasında dijital beceri açığı giderek büyüyor.
Raporda dikkat çeken bir diğer nokta, yapay zekanın işsizlik üzerindeki etkisinin cinsiyet, eğitim düzeyi ve coğrafi konum gibi faktörlere göre değişkenlik göstermesi. Örneğin, yüksek eğitimli gençler yapay zeka sayesinde yeni fırsatlar yakalarken, düşük eğitimli gençler iş bulmakta daha fazla zorlanıyor. Ayrıca, kentsel bölgelerde yaşayan gençler, kırsal bölgelere göre teknolojiye daha kolay erişebildikleri için görece daha iyi durumda.
Hükümetlere ve Şirketlere Çağrı
ILO, bu olumsuz tabloya karşı hükümetlere ve iş dünyasına önemli sorumluluklar düştüğünü belirtiyor. Örgüt, gençlerin yapay zeka çağına uyum sağlayabilmesi için eğitim sistemlerinin yeniden yapılandırılması, dijital becerilerin güçlendirilmesi ve yaşam boyu öğrenme programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, şirketlerin yapay zeka uygulamalarını hayata geçirirken, mevcut çalışanların yeniden eğitilmesi ve gençler için staj programları gibi geçiş süreçlerini kolaylaştırıcı adımlar atması öneriliyor.
Raporda ayrıca, sosyal koruma mekanizmalarının genç işsizliğinde artış yaşanan ülkelerde güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. ILO Genel Direktörü, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Yapay zeka insanların yerini almak için değil, insanların potansiyelini artırmak için kullanılmalıdır. Ancak bu hedefe ulaşmak için küresel çapta koordineli bir politika gerekiyor" dedi.
Bu gelişmeler ışığında, Türkiye'de de genç işsizliği sorununa dikkat çekmek önem kazanıyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'de 15-24 yaş arası işsizlik oranı son aylarda yüzde 19,4 seviyelerinde seyrediyor. Uzmanlar, Türkiye'nin yapay zeka ve dijital dönüşüm sürecini eğitim politikalarıyla entegre etmesi ve gençlere geleceğin becerilerini kazandırması gerektiğini savunuyor.