Çankırı'da iki çocuk annesi İlknur Kertlez'i işe giderken bıçaklayarak öldüren eski eşi Selami Yılmaz, yargılama sonucunda indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Davayı takip eden avukat Nur Banu Satılmış, sanığın akli dengesine ilişkin savunmaların mahkeme tarafından kabul görmediğini belirterek, kararın kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir emsal oluşturduğunu söyledi.
Olayın geçmişi ve yargılama süreci
İlknur Kertlez, 2023 yılında Çankırı'da işine gitmek üzereyken eski eşi Selami Yılmaz'ın saldırısına uğradı. Yılmaz, Kertlez'i defalarca bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Yargılama boyunca sanık savunmasında akli dengesinin yerinde olmadığını öne sürdü. Ancak mahkeme, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna hükmederek indirim uygulamadı.
Avukat Satılmış: 'Akıl sağlığı savunması karşılık bulmadı'
Davayı yakından takip eden avukat Nur Banu Satılmış, kararın ardından yaptığı açıklamada, sanığın akıl sağlığına ilişkin iddialarının yargılama sürecinde çürütüldüğünü vurguladı. Satılmış, "Sanığın cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yönelik savunmaları mahkeme tarafından kabul görmedi. Adalet yerini buldu" ifadelerini kullandı. Kararın, kadın cinayetlerinde faillerin cezasız kalma algısını kırmak açısından kritik olduğunu belirten Satılmış, benzer davalarda da aynı titizliğin gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede hukuki süreç
Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, son yıllarda kamuoyunun en çok tartıştığı konular arasında. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme tartışmaları ve cezasızlık eleştirileri gölgesinde görülen davalarda verilen kararlar, toplumsal tepkilerin odağında. İlknur Kertlez davasında çıkan ağırlaştırılmış müebbet cezası, faillerin akıl sağlığı savunmalarıyla ceza indirimi almasının önüne geçilmesi bakımından dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor. Hukukçular, bu tür kararların caydırıcılık işlevini güçlendireceğini ve mağdur yakınlarının adalet arayışına katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Öte yandan, kadın dernekleri ve hak savunucuları, yargı süreçlerinde kadın cinayetlerine özgü uzmanlaşmış mahkemelerin yaygınlaştırılması ve koruma tedbirlerinin etkin uygulanması çağrısını sürdürüyor. İlknur Kertlez'in ölümü, bir kez daha eski eş şiddetinin önlenmesi için acil önlem alınması gerektiğini gözler önüne serdi. Mahkemenin verdiği karar, sanığın savunma stratejilerinin aksine, adaletin tecellisi adına umut verici bir adım olarak kaydedildi.