Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin köklü geçmişini, yeniden ibadete açılış sürecini ve basın tarihindeki izlerini bir araya getiren 'Muhteşem Mabet Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi' adlı kitabı yayımladı. Eser, İstanbul'un fethinden günümüze kadar uzanan bir zaman diliminde Ayasofya'nın hem mimari hem de kültürel önemini detaylandırıyor.
Kitap, Ayasofya'nın 1934'te müzeye dönüştürülmesinden 2020'de yeniden cami statüsü kazanmasına kadar geçen süreci belgelerle ele alıyor. Özellikle basın tarihinde Ayasofya ile ilgili çıkan haberlerin derlenmesi, konuya farklı bir perspektif kazandırıyor. İletişim Başkanlığı, bu eserle Ayasofya'nın sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda bir medeniyet sembolü olduğunu vurguluyor.
Kitabın hazırlanmasında, arşiv taramaları ve tarihi belgelerin yanı sıra dönemin gazete kupürlerinden de yararlanıldı. Ayasofya'nın açılışının Türkiye'de ve dünyada nasıl yankı bulduğu, bu gazetelerdeki haberler ve yorumlar üzerinden aktarılıyor. Ayrıca, caminin restorasyon süreci ve yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veriliyor.
Kitabın tanıtımı, İletişim Başkanlığı'nın resmi sosyal medya hesaplarından yapıldı. Yetkililer, eserin hem akademik çevreler hem de Ayasofya'ya ilgi duyan geniş kitleler için önemli bir kaynak olacağını belirtti. Kitap, basılı olarak ve dijital platformlarda ücretsiz erişime sunuldu.
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, 2020 yılında 86 yıl aradan sonra yeniden ibadete açılmıştı. Bu karar, yurt içinde ve yurt dışında geniş yankı uyandırmış, farklı kesimlerden tepkiler gelmişti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, bu süreçte Ayasofya'nın tarihi önemini ve Türk kültüründeki yerini anlatan yayınlara ağırlık veriyor.
Bu kitap, Ayasofya'nın geçmişine ışık tutarken, günümüzdeki statüsünün de tarihi bir bağlamda değerlendirilmesine katkı sağlıyor. İletişim Başkanlığı'nın bu çalışması, kültürel mirasın korunması ve tanıtılması açısından da önemli bir adım olarak görülüyor.