İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail'in Gazze'ye yönelik son saldırılarının Netanyahu hükümetinin barışa yanaşmadığını açıkça gösterdiğini belirterek, uluslararası topluma daha somut adımlar atma çağrısında bulundu. Duran, bu saldırıların yalnızca Filistin halkına değil, bölgede barışı tesis etmeye yönelik tüm çabalara karşı yapılmış planlı bir sabotaj olduğunu vurguladı.
Netanyahu hükümetinin çözümsüzlük niyeti
Duran, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayarak sivilleri hedef alan saldırılarının, Netanyahu yönetiminin uzun süredir izlediği statükocu ve çözümsüz politikanın bir yansıması olduğunu ifade etti. "İsrail, müzakere masasından kaçınmak için her fırsatta şiddeti tırmandırıyor. Bu, barışa niyeti olmayan bir hükümetin bilinçli tercihidir" dedi. Duran, Gazze'deki insani felaketin boyutlarının her geçen gün arttığını, bu durumun bölgesel istikrarı da tehdit ettiğini kaydetti.
İletişim Başkanı, Türkiye'nin Filistin davasına olan desteğini yineleyerek, "Türkiye, Filistin halkının meşru haklarını savunmaya devam edecektir. Ancak uluslararası toplumun da sorumluluktan kaçmaması gerekir" ifadelerini kullandı. Duran, özellikle Batılı ülkelerin İsrail'e yönelik eleştirilerinin söylemde kaldığını, eyleme dönüşmediğini belirtti.
Uluslararası topluma etkin rol çağrısı
Duran, uluslararası toplumun İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini vurgulayarak, "Yaptırımlar ve diplomatik izolasyon gibi araçlar etkin şekilde kullanılmalı. Aksi takdirde bu saldırılar devam edecek ve barış umutları tamamen sönecektir" dedi. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararlı bir tutum alması gerektiğini, aksi halde uluslararası hukukun anlamını yitireceğini kaydetti.
Gazze'deki son çatışmaların, İsrail ile Hamas arasında yürütülen dolaylı müzakereleri de olumsuz etkilediği biliniyor. Duran, bu durumun barış sürecini baltalamaya yönelik bilinçli bir adım olduğunu öne sürdü. "Her müzakere aşamasında İsrail'in saldırıları artıyor. Bu, masayı devirme taktiğidir" dedi.
İletişim Başkanı, Türkiye'nin arabuluculuk tekliflerini yineledi ve "Türkiye, taraflar arasında güven tesis edilmesi için her türlü katkıyı sunmaya hazırdır" mesajını verdi. Duran, bölgede kalıcı bir barışın ancak İsrail'in işgal politikalarından vazgeçmesiyle mümkün olacağını sözlerine ekledi.
İsrail'in son saldırılarında aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu onlarca sivil hayatını kaybetti. BM verilerine göre, Gazze'de insani durumun alarm verdiği belirtiliyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi İsrail’i, uluslararası insancıl hukuka uymaya çağırırken, birçok ülke de saldırıları kınadı.
Duran'ın açıklamaları, Türk hükümetinin Filistin konusundaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyarken, bölgede tansiyonun düşürülmesi için uluslararası topluma yönelik çağrıların artarak süreceğine işaret ediyor. Bu gelişmeler, Orta Doğu'da barış arayışlarının ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Umut edilen, tüm tarafların sağduyulu davranması ve masada kalıcı bir çözüm bulması.