Beyaz et sektöründeki soruşturmanın ardından akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren ve iktidara yakınlığıyla bilinen bir şirkete, ÖTV ve KDV yükümlülüklerini sahte fatura ve hayali ihracat yoluyla yerine getirmediği gerekçesiyle kayyum atandı. Ancak şirket yetkilileri, atamanın 'yanlışlıkla' yapıldığını öne sürerek itirazda bulundu. Olay, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında ortaya çıktı.
Sahte fatura ve hayali ihracat iddiaları
Soruşturma kapsamında, şirketin 2020-2023 yılları arasında akaryakıt alım-satım işlemlerinde sahte fatura düzenlediği ve hayali ihracat yaparak devleti yaklaşık 50 milyon TL vergi zararına uğrattığı iddia ediliyor. Mahkeme, delillerin kuvvetli olması nedeniyle şirkete kayyum atanmasına karar verdi. Ancak şirket avukatları, kayyum kararının usulsüz olduğunu ve müvekkillerinin tüm vergi yükümlülüklerini zamanında yerine getirdiğini savunarak, karara itiraz etti. İtiraz dilekçesinde, 'yanlışlıkla' ifadesine yer verildi.
Siyasi bağlantılar tartışma yarattı
Şirketin yönetim kurulunda eski bir milletvekili ve iktidar partisine yakın isimlerin bulunması, olayın siyasi boyutunu gündeme getirdi. Muhalefet partileri, kayyum atamasının 'yanlışlıkla' yapıldığı iddiasını eleştirerek, bu tür durumların şeffaflık ve hukukun üstünlüğü açısından sorunlu olduğunu vurguladı. CHP Sözcüsü, 'İktidara yakın şirketlere yönelik soruşturmalarda sürekli benzer gecikmeler ve 'yanlışlık' iddiaları görüyoruz. Bu, hukukun herkese eşit uygulanması gerektiğini sorgulatıyor' ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, soruşturmanın bağımsız mahkemelerce yürütüldüğü ve herhangi bir siyasi müdahalenin söz konusu olmadığı belirtildi. Bakanlık, vergi kaçakçılığıyla mücadelede kararlılık mesajı verdi.
Akaryakıt sektörü temsilcileri ise, bu tür olayların sektörün itibarını zedelediğini ve denetimlerin artırılması gerektiğini ifade etti. Sektör kaynakları, sahte fatura ve hayali ihracatın yaygın bir sorun olduğunu, ancak iktidara yakın şirketlerin genellikle bu tür soruşturmalardan muaf tutulduğu algısının sektörde huzursuzluk yarattığını dile getirdi.
Mahkemenin itirazı değerlendirirken, kayyum atamasının geçici bir önlem olup olmadığı ve şirketin faaliyetlerine devam edip edemeyeceği merak konusu. Hukukçular, 'yanlışlıkla' atama iddiasının ciddiye alınması durumunda kayyum kararının kaldırılabileceğini, ancak bunun için mahkemenin somut delilleri incelemesi gerektiğini belirtiyor. Olay, Türkiye'de hukuk ve siyaset arasındaki hassas dengenin bir kez daha tartışılmasına neden oldu.