Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki Türk ordusu, 1922'de zaferle sonuçlanan Kurtuluş Savaşı'nın ardından, Sevr Antlaşması'nı paramparça ederken, İsmet İnönü başkanlığındaki heyet Lozan'da diplomasi masasında Türkiye'nin bağımsızlığını tescil ettirdi. 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması, yeni devletin siyasi ve ekonomik bağımsızlığının uluslararası belgesi oldu.
Kapitülasyonların Kaldırılması
Lozan'da en kritik başlıklardan biri, Osmanlı'dan devralınan kapitülasyonlardı. İsmet Paşa, bu ayrıcalıkların kaldırılması için büyük mücadele verdi. 20. yüzyılın başında onlarca ülkenin yararlandığı adli, iktisadi ve mali kapitülasyonlar, Lozan'da tamamen kaldırıldı. Böylece Türkiye, yabancılara tanınan bu ayrıcalıklardan kurtularak tam bağımsız bir hukuk ve ekonomi sistemi kurdu.
Sınırlar ve Mübadele
Antlaşma, Türkiye'nin bugünkü sınırlarını büyük ölçüde belirledi. Batıda Meriç Nehri sınır kabul edilirken, Musul ve Hatay konusu daha sonra çözümlenmek üzere ertelendi. Ayrıca Türk-Yunan nüfus mübadelesi karara bağlandı. Bu süreçte 1,5 milyona yakın Rum Yunanistan'a, yarım milyona yakın Türk ise Türkiye'ye göç etti.
Boğazlar ve Adalar
Boğazlar konusunda ise Montrö'ye kadar geçerli olacak bir rejim benimsendi. Boğazların yönetimi uluslararası bir komisyona bırakılırken, 12 Ada hakkında Yunanistan lehine karar çıktı. Türkiye, Ege'de stratejik konumdaki adaların silahsızlandırılması şartını kabul ettirdi.
Lozan, savaş meydanında kazanılan zaferin diplomatik bir zaferle taçlandırılmasıdır. Mustafa Kemal'in askeri dehası ile İsmet İnönü'nün diplomatik başarısı, yeni Türkiye'nin temelini atmıştır. Antlaşma, bugün hâlâ Türk dış politikasının temel referans noktalarından biridir. Bağımsızlık vurgusu ve kazanılmış hakların korunması, Lozan'ın mirası olarak değerlendirilebilir.