İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi LGBTİ+ Komisyonu, ünlü sanatçı Mabel Matiz hakkında 'Ha Leylim' şarkısı ve video klibi nedeniyle 'müstehcenlik' suçlamasıyla yeniden soruşturma başlatılmasına tepki gösterdi. Komisyon, LGBTİ+ bireylerin aşklarının ve varoluşlarının toplumun diğer kesimlerinden daha az meşru olmadığını vurgulayarak, bu tür soruşturmaların ifade özgürlüğüne ve sanata yönelik bir baskı olduğunu belirtti.
Soruşturma Süreci ve Tepkiler
Mabel Matiz'in 2018 yılında yayınlanan 'Ha Leylim' adlı şarkısına çekilen video klip, bazı çevrelerce 'müstehcen' bulunarak şikayet konusu olmuştu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce takipsizlik kararı vermiş ancak yeni bir şikayet üzerine soruşturmayı yeniden başlatmıştı. Sanatçının avukatları, soruşturmanın hukuka aykırı olduğunu savunarak karara itiraz etti.
İHD LGBTİ+ Komisyonu tarafından yapılan yazılı açıklamada, 'Mabel Matiz'in şarkısı ve klibi, iki erkek arasındaki aşkı ve duygusallığı anlatmaktadır. Bu anlatım, hiçbir şekilde müstehcenlik suçu kapsamında değerlendirilemez. Aksi yöndeki bir yaklaşım, LGBTİ+ bireylerin varlığını suç saymak anlamına gelir' ifadelerine yer verildi.
Sanat ve İfade Özgürlüğü Vurgusu
Açıklamada, sanatın ve ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temel değerleri arasında yer aldığı hatırlatılarak, 'Sanat eserleri üzerinden siyasi veya ideolojik baskı yapılması kabul edilemez. Mabel Matiz'in eserleri, toplumda farklı cinsel yönelimlere sahip bireylerin de var olduğunu ve bunların da sevme hakkına sahip olduğunu göstermektedir. Bu nedenle soruşturma açılması, yargının tarafsızlığı ilkesiyle de bağdaşmamaktadır' denildi.
Komisyon ayrıca, Türkiye'de LGBTİ+ bireylere yönelik ayrımcılığın ve nefret söyleminin arttığına dikkat çekerek, bu tür soruşturmaların bu olumsuz atmosferi daha da güçlendirdiğini ifade etti.
Destek ve Dayanışma Çağrısı
İHD, tüm demokratik kitle örgütlerini ve sanat camiasını bu soruşturmaya karşı seslerini yükseltmeye çağırdı. Yapılan açıklamada, 'Mabel Matiz'in yanında olmak, hepimizin aşk ve ifade özgürlüğüne sahip çıkmak demektir. Bu nedenle dayanışma içinde olmalıyız' ifadeleri kullanıldı.
Sanatçı Mabel Matiz ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Sanatımı ve kimliğimi hedef alan bu soruşturmayı kınıyorum. Benimle birlikte bu baskıya karşı duran herkese teşekkür ediyorum' dedi.
Hukuki Süreç ve Değerlendirme
Uzmanlar, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan 'müstehcenlik' suçunun tanımının geniş yorumlanmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine dikkat çekiyor. Anayasa Mahkemesi'nin daha önce verdiği kararlarda, sanatsal ifadenin sınırlarının zarar ilkesi çerçevesinde çizilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu bağlamda Matiz'in klibinin, herhangi bir kişiyi cinsel istismara yönlendirmesi veya kişilerin rızası dışında cinsel içerikli görüntüler yayınlaması söz konusu değildir.
Bu soruşturma, yalnızca bir sanatçının değil, toplumun tüm kesimlerinin ifade özgürlüğünü ilgilendiren bir test niteliği taşıyor. Yargının, sanatın özerkliğini ve bireylerin cinsel yönelimleri nedeniyle ayrımcılığa uğramama hakkını gözeteceği yönündeki beklenti güçlü.