Türkiye'de özelleştirme uygulamaları hız kesmeden devam ederken, kamuya ait taşınmazların bazıları neredeyse bir daire parasına satılıyor. Özellikle deniz kenarlarındaki yeni yerlerin satışa çıkarılması, ihalelerde verilen tekliflerin düşük kalmasına neden oluyor. Bu durum, kamu malının değerinin altında elden çıkarıldığı eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Özelleştirme İhalesinde Düşük Teklifler
Son olarak, İzmir'in Çeşme ilçesinde bulunan bir kamu arazisi, 2 milyon TL gibi sembolik bir bedelle ihale edildi. Bölgede benzer büyüklükteki bir dairenin fiyatı 2,5 milyon TL civarında seyrediyor. Uzmanlar, bu tür satışların kamu yararına aykırı olduğunu ve özelleştirme gelirlerinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı verilerine göre, 2023 yılında gerçekleştirilen ihalelerin yüzde 40'ında muhammen bedelin altında teklif verildi.
Deniz Kenarındaki Yerler Satışa Çıkarılıyor
Antalya, Muğla ve Aydın gibi turistik bölgelerdeki deniz kenarı kamusal alanlar da özelleştirme kapsamında satışa sunuluyor. Bu alanların otel, restoran veya konut projesine dönüştürülmesi planlanıyor. Ancak çevre örgütleri, kıyıların kamusal kullanımının kısıtlanacağı endişesiyle karşı çıkıyor. Örneğin, Muğla'nın Bodrum ilçesinde 5 dönümlük bir sahil şeridi, 10 milyon TL gibi piyasa değerinin altında bir bedelle satıldı. Yerel halk, bu alanların halka açık plaj olarak kalması gerektiğini savunuyor.
Özelleştirme Politikasının Ekonomik Boyutu
Özelleştirme uygulamaları, hükümetin bütçe açığını kapatma ve kamu borcunu azaltma hedefleri doğrultusunda devam ediyor. 2002'den bu yana 70 milyar doların üzerinde özelleştirme geliri elde edildi. Ancak son dönemdeki ihalelerde beklenen gelirin altında kalınması, eleştirilere neden oluyor. İktidar kanadı, düşük tekliflerin ekonomik koşullardan kaynaklandığını belirtirken, muhalefet kamu malının peşkeş çekildiğini iddia ediyor.