TercihHaber
Telegram
SON DAKİKA
Siyaset

İfade özgürlüğü maskesi: Deniz Göktaş'a destek, Emre Günsal'a çifte standart

✍️ TercihHaber 📖 3 dk okuma
İfade özgürlüğü maskesi: Deniz Göktaş'a destek, Emre Günsal'a çifte standart

Türkiye kamuoyu, son günlerde dini ve milli değerleri hedef alan sözde komedyenlerin gösterilerindeki skandallarla meşgulken, bir çifte standart tartışması yaşanıyor. Deniz Göktaş adlı bir kişinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren paylaşımları nedeniyle 7 Mart 2025'te tutuklanmasının ardından, bazı kesimler adeta 'ifade özgürlüğü' söylemiyle harekete geçti. Ancak aynı kesimler, sadece birkaç gün önce Emre Günsal adlı bir komedyenin dini değerlere yönelik küçümseyici ifadeleri karşısında 'mizah' bahanesine sığınmış ve herhangi bir itirazda bulunmamıştı. Bu durum, ifade özgürlüğü konusunda seçici bir riyakarlığın Türkiye'de ne kadar yaygın olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına destek akını

Geçtiğimiz hafta, sosyal medyada Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik ağır hakaretler içeren paylaşımlar yapan Deniz Göktaş, emniyet güçlerince gözaltına alındı ve ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayın duyulmasıyla birlikte, özellikle muhalif çevrelerde büyük bir tepki oluştu. Aralarında gazeteciler, siyasetçiler ve STK temsilcilerinin bulunduğu bir grup, 'İfade özgürlüğü' ve 'Düşünce suçu olmaz' sloganlarıyla protesto gösterileri düzenledi. Ayrıca, uluslararası insan hakları örgütlerinden de Göktaş'ın derhal serbest bırakılması çağrıları yapıldı. Göstericiler, bir kişinin fikirleri nedeniyle tutuklanamayacağını savundu.

Ancak bu protestoların hemen öncesinde, İstanbul'da bir sahne gösterisi sırasında Emre Günsal, İslam'ın kutsal değerlerine yönelik saygısız ifadeler kullanmış ve bu durum sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı. Bir video kaydında, Günsal'ın 'Allah' kavramıyla alay eden espriler yaptığı ve kutsal metinleri tiye aldığı görülüyor. O dönemde, özellikle muhafazakar kesimden gelen tepkilere rağmen, aynı muhalif çevrelerden hiçbir ses çıkmamış, hatta bazıları 'mizahın sınırı olmaz' diyerek Günsal'ı savunmuştu.

Çifte standart tartışmaları büyüyor

Göktaş'ın tutuklanmasının ardından başlayan protestolar, özellikle sosyal medyada yoğun eleştirilere neden oldu. Kullanıcılar, 'Deniz Göktaş için ifade özgürlüğü diyenler, Emre Günsal'ın dini değerleri aşağılamasına neden sessiz kaldı?' sorusunu sormaya başladı. Birçok yorumda, bu durumun ideolojik bir körlük ve riyakarlık olduğu vurgulandı. Bazı kullanıcılar, iki olayın da ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken, diğerleri ise dini değerlere hakaretin de suç olduğunu ve aynı hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.

Konuyla ilgili konuşan siyaset bilimci Prof. Dr. Mehmet Altan, durumu 'seçici bir ifade özgürlüğü anlayışı' olarak nitelendirdi: "Türkiye'de ifade özgürlüğü çoğu zaman kişisel siyasi görüşlere göre şekilleniyor. Kendi fikirlerimize uyan söylemler desteklenirken, karşıt görüşler susturulmak isteniyor. Bu, demokratik bir toplumda kabul edilemez bir çifte standarttır." Altan'ın bu sözleri, tartışmaların akademik boyutuna da ışık tuttu.

Hukuki boyut ve uluslararası tepkiler

Deniz Göktaş'ın tutuklanması, Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesi kapsamında cumhurbaşkanına hakaret suçundan gerçekleşti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), daha önce benzer davalarda ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmişti. Bu nedenle, Türkiye'deki insan hakları örgütleri, Göktaş'ın tutuklanmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu savunuyor. Ancak aynı örgütlerin, Emre Günsal'ın dini değerlere yönelik ifadeleri karşısında sessiz kalması, tutarlılık sorununu gündeme getiriyor. Din ve vicdan özgürlüğü de AİHS kapsamında korunurken, bu konuda herhangi bir girişimde bulunulmaması dikkat çekiyor.

Olayın uluslararası boyutunda ise, Avrupa Birliği (AB) ve bazı büyükelçilikler, Göktaş'ın derhal serbest bırakılması çağrısı yaparken, Günsal olayına hiç değinmediler. Bu durum, 'Batı'nın ifade özgürlüğüne bakışının seçici olduğu' eleştirilerini beraberinde getirdi. Özellikle Müslüman ülkelerden gelen tepkiler, bu seçiciliğe dikkat çekiyor.

Toplumsal yansımalar ve medyadaki tutum

Medya organlarının iki olayı ele alış biçimi de tartışma konusu oldu. Bazı gazeteler ve televizyon kanalları, Göktaş'ın tutuklanmasını manşetlerine taşırken, Günsal skandalını görmezden geldi. Sadece muhafazakar yayın organları Günsal'ın açıklamalarını geniş bir şekilde ele aldı. Bu durum, medyada da bir çifte standart olduğunu gösteriyor. Sosyal medyada ise, her iki olay da trend topic olurken, kullanıcılar kendi ideolojik kutuplarına göre pozisyon alıyor.

İfade özgürlüğü kavramının, sadece kendi görüşlerimizi özgürce söyleyebilme değil, aynı zamanda sevmediğimiz görüşlere de tahammül edebilme erdemini gerektirdiği unutulmamalı. Deniz Göktaş ve Emre Günsal olaylarının benzerleri, Türkiye'de ifade özgürlüğünün sınırlarını ve bu sınırların kim tarafından ne zaman çizildiğini sorgulamaya açıyor. Toplumun her kesiminin, kendi ilkelerine uymasa bile ifade özgürlüğüne sahip çıkması, demokrasinin olmazsa olmazıdır.

Etiketler:
ifade özgürlüğüDeniz GöktaşEmre Günsalçifte standartriyakarlıkCumhurbaşkanına hakaretmizahdini değerler

İlgili Haberler

Ömer Günel Silivri'den Tekirdağ Cezaevi'ne Nakledildi
Siyaset

Ömer Günel Silivri'den Tekirdağ Cezaevi'ne Nakledildi

7 dk önce

Ahmet Mümtaz Taylan'dan Deniz Göktaş'a destek: 'Hukuk devleti sarsılıyor
Siyaset

Ahmet Mümtaz Taylan'dan Deniz Göktaş'a destek: 'Hukuk devleti sarsılıyor

9 dk önce

Hafta sonu için 'dijital detoks' planlaması: Zihinsel yorgunluğun başlıca sebebi ekran süresi
Siyaset

Hafta sonu için 'dijital detoks' planlaması: Zihinsel yorgunluğun başlıca sebebi ekran süresi

25 dk önce

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit rüşvet suçlamasıyla görevden alındı
Siyaset

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit rüşvet suçlamasıyla görevden alındı

34 dk önce