İçişleri Bakanlığı, gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazanan 6134 kişinin vatandaşlığının iptal edildiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, yapılan incelemeler sonucunda vatandaşlık başvurularında sahte belge, düşük değerli gayrimenkul gösterimi gibi usulsüzlüklerin tespit edildiği belirtildi. İptal kararlarının ilgili valiliklere gönderildiği ve kişilerin Türk vatandaşlığı kayıtlarının silindiği ifade edildi.
Usulsüz Vatandaşlık Tespiti Nasıl Yapıldı?
Bakanlık açıklamasına göre, Türk vatandaşlığı kazanma sürecinde özellikle 2017-2022 yılları arasında yoğunlaşan başvurular mercek altına alındı. Gayrimenkul satışı yoluyla vatandaşlık başvurusunda bulunan kişilerin, beyan ettikleri taşınmazların gerçek değerinin altında gösterildiği veya tapu kayıtlarında tahrifat yapıldığı belirlendi. Ayrıca, aynı gayrimenkulün birden fazla kişiye satılmış gibi gösterilerek vatandaşlık verilmesi gibi usulsüzlükler de tespit edildi.
İçişleri Bakanlığı, bu tespitler üzerine 6134 kişinin vatandaşlığının iptal edildiğini açıkladı. İptal edilen vatandaşlıklar arasında, usulsüzlük yapan aracı firmalar, danışmanlar ve başvuru sahiplerinin yer aldığı öğrenildi. Bakanlık, ayrıca usulsüz işlemlerde parmağı olan 120 şirket hakkında da yasal işlem başlatıldığını duyurdu.
Vatandaşlık İptali Sonrası Ne Olacak?
Vatandaşlığı iptal edilen kişilerin Türkiye'deki mal varlıkları, oturma izinleri ve diğer hukuki durumlarına ilişkin belirsizlik sürüyor. Hukukçular, vatandaşlıktan çıkarılan kişilerin Türkiye'de kalabilmek için oturma izni başvurusunda bulunmaları gerektiğini, aksi takdirde sınır dışı edilme riskiyle karşılaşabileceklerini belirtiyor. Ayrıca, bu kişilerin Türk vatandaşlığına bağlı haklardan (seçme-seçilme, pasaport, sosyal güvenlik vb.) artık yararlanamayacağı ifade ediliyor.
İçişleri Bakanlığı yetkilileri, vatandaşlık iptali kararlarının yargı denetimine açık olduğunu ve ilgililerin karara karşı idare mahkemelerinde dava açabileceğini hatırlattı. Ancak uzmanlar, usulsüzlüğün belgelenmesi durumunda mahkemelerin de iptal kararını onaylama eğiliminde olduğunu vurguluyor.
Vatandaşlık Programında Yeni Dönem
Türkiye, 2017'de yürürlüğe giren düzenleme ile yabancı yatırımcılara gayrimenkul alımı veya banka mevduatı karşılığında Türk vatandaşlığı veriyordu. Program kapsamında, 250.000 dolar değerinde gayrimenkul satın alan veya 500.000 dolar mevduat yatıran yabancılar vatandaşlık başvurusu yapabiliyordu. Ancak zamanla bu program, usulsüzlük iddiaları ve güvenlik endişeleri nedeniyle eleştirilere maruz kaldı.
2023'te yapılan düzenlemeyle başvuru şartları sıkılaştırıldı; gayrimenkulün rayiç bedeli üzerinden değerlendirilmesi zorunlu hale getirildi ve tapu devirlerinde ekspertiz raporu şartı getirildi. Ayrıca, başvuru sahiplerinin geçmişine yönelik güvenlik soruşturmaları derinleştirildi. İçişleri Bakanlığı'nın son operasyonu, bu sıkılaştırmanın bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Uzman Görüşleri ve Muhalefetin Tepkisi
Göç ve vatandaşlık hukuku uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kaya, "Vatandaşlık iptali, devletin egemenlik hakkıdır ve usulsüzlük tespit edildiğinde başvurulması gereken bir yoldur. Ancak bu süreçte kişilerin savunma hakkı ve yargı yolu açık tutulmalıdır. 6134 kişilik iptal, programın ne kadar geniş bir usulsüzlük ağına sahne olduğunu gösteriyor" dedi.
Muhalefet partileri ise iktidarı, vatandaşlık dağıtımında denetimsizlikle suçladı. CHP Sözcüsü, "Bu tablo, hükümetin yıllardır sürdürdüğü vatandaşlık satışı politikasının bir sonucudur. 6134 kişiye usulsüz vatandaşlık verilmişse, bunun sorumluları da hesap vermelidir" açıklamasını yaptı. İYİ Parti ise konunun Meclis araştırma komisyonuyla incelenmesi çağrısında bulundu.
Ekonomik ve Sosyal Yansımalar
Vatandaşlık iptalleri, gayrimenkul piyasasında da yankı uyandırdı. Bazı sektör temsilcileri, yabancı alıcıların vatandaşlık beklentisiyle yaptığı alımların azalabileceğini, bunun da özellikle lüks konut segmentinde fiyatları etkileyebileceğini belirtiyor. Öte yandan, usulsüz vatandaşlık alan kişilerin ülkeye giriş-çıkışlarında da kısıtlamalar getirilebileceği konuşuluyor.
İçişleri Bakanlığı, vatandaşlık iptallerinin ardından yeni bir denetim mekanizması kuracağını ve başvuruların elektronik ortamda uçtan uca izleneceğini duyurdu. Bu sayede, sahte belge ve değer tahrifatının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Vatandaşlık iptali, sadece bireysel bir hak kaybı değil, aynı zamanda devletin göç ve güvenlik politikalarının bir yansımasıdır. 6134 kişinin vatandaşlıktan çıkarılması, Türkiye'nin son yıllarda vatandaşlık programını daha sıkı denetleme iradesinin somut bir göstergesi. Ancak bu tür kararların hukuki denetimi ve şeffaflığı, kamuoyunun güvenini kazanmak açısından kritik önemde. İlerleyen günlerde, iptal edilen vatandaşlıklara ilişkin yargı süreçleri ve olası yeni düzenlemeler, konunun seyrini belirleyecek.