İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddiaları kapsamında açılan davada, 53. duruşma gününde dokuz tutuklu sanık hakkında tahliye kararı çıktı. Aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 68'i tutuklu, 7'si firari ve 5'i müşteki-sanık statüsünde toplam 414 sanığın yargılandığı davanın görülmesine dün devam edildi. Mahkeme heyeti, duruşmada yapılan savunmalar ve dosya kapsamını değerlendirerek dokuz sanığın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.
Davanın seyri ve tahliye gerekçesi
Dava, İBB'ye bağlı şirketlerde usulsüzlük ve ihale yolsuzluğu iddialarıyla 2021 yılında başlatılan soruşturma kapsamında açıldı. İddianamede, belediye kaynaklarının kişisel çıkarlar için kullanıldığı, ihalelerde torpil yapıldığı ve kamu zararına yol açıldığı öne sürülüyor. 53. duruşmada, özellikle delil durumu ve tutukluluk süresini göz önünde bulunduran mahkeme, dokuz sanığın tahliyesini uygun buldu. Tahliye edilenler arasında İBB iştiraklerinde görev yapmış bazı üst düzey yöneticilerin de olduğu öğrenildi. Mahkeme heyeti, bu sanıklar için yurt dışına çıkış yasağı ve haftalık imza şartı gibi adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verdi.
Sanıkların ve iddiaların detayları
Dava, İBB'nin birçok birimini kapsayan geniş bir yelpazede yürütülüyor. İddianameye göre, belediye şirketlerinden bazılarında sahte faturalama, haksız kazanç sağlama ve kamuya ait ekipmanların özel işlerde kullanılması gibi suçlamalar yer alıyor. Sanıkların bir kısmı suçlamaları reddederken, mahkeme süreci devam ediyor. Duruşmalar, yoğun güvenlik önlemleri altında Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılıyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, davanın siyasi amaçlı olduğunu defalarca dile getirmişti. Tahliye kararları, muhalefet tarafından olumlu karşılanırken, iddia makamı kararlara itiraz edebileceğini açıkladı.
Bağımsız değerlendirme
Bu dava, Türkiye'de belediye yönetimlerinin denetlenmesi ve şeffaflık tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor. Yargı sürecinin adil ve hızlı işlemesi, hem kamu vicdanı hem de hukuki güvenilirlik açısından kritik önem taşıyor. Tahliye kararları, dosyadaki delil durumu ve tutukluluk süresinin makul olup olmadığına ilişkin soruları da beraberinde getiriyor. Önümüzdeki duruşmalarda, esas hakkındaki mütalaaların açıklanmasıyla davanın seyrine dair daha net bir tablo oluşması bekleniyor.