İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan kişilerin cezaevinde Süper Lig maçlarını izleme hakkı kaldırıldı. Geçtiğimiz yıl boyunca tutuklu bulundukları cezaevlerinde lig maçlarını takip edebilen İBB tutuklularının, artık bu imkandan yararlanamayacağı öğrenildi. Tutukluların daha önce ücretini ödeyerek abone oldukları yayın platformları üzerinden maçları izlediği, ancak bu aboneliklerin de iptal edildiği belirtildi.
Ücretli Abonelikler İptal Edildi
Edinilen bilgilere göre, cezaevi yönetimleri tutukluların ücretli yayın aboneliklerini sonlandırdı. Daha önce kendi imkânlarıyla ödeme yaparak dijital platformlara abone olan tutuklular, bu sayede Süper Lig karşılaşmalarını canlı olarak takip edebiliyordu. Ancak son düzenlemeyle birlikte bu hak tamamen ortadan kaldırıldı. Tutukluların avukatları aracılığıyla yaptığı itirazların ise sonuçsuz kaldığı ifade ediliyor.
Konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, uygulamanın cezaevi idaresi tarafından alınan bir kararla hayata geçirildiği öne sürülüyor. İBB'ye yönelik soruşturmada tutuklanan isimler arasında belediye bürokratları ve iştirak şirketlerinin yöneticileri bulunuyor. Bu kişilerin uzun süredir cezaevinde olduğu ve maç izleme gibi rutin aktivitelerden mahrum bırakılmalarının ceza infaz sistemindeki keyfi uygulamalara işaret ettiği belirtiliyor.
Hukuki Boyut ve İtirazlar
Ceza infaz kanununa göre tutukluların, cezaevi güvenliğini tehdit etmediği sürece iletişim ve bilgi edinme hakları bulunuyor. Ücretli yayın abonelikleri, mahkumların kendi ödemeleriyle gerçekleştirdiği bir faaliyet olduğu için yasal bir engel görünmüyor. Ancak cezaevi idaresi, son dönemde artan güvenlik gerekçeleriyle bu tür ayrıcalıkları kısıtlama yoluna gitti. Hukukçular, kararın idari yargıya taşınabileceğini ve hukuka aykırılık iddiasıyla dava açılabileceğini belirtiyor.
Öte yandan, İBB tutuklularının avukatları, müvekkillerinin spor müsabakalarını izlemesinin bir hak olduğunu ve keyfi olarak engellenemeyeceğini savunuyor. Avukatlar, bu uygulamanın tutuklulara yönelik bir tür cezalandırma yöntemi olduğunu ve uluslararası sözleşmelere aykırı düştüğünü dile getiriyor. Konuyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı'na başvuru yapılabileceği de ifade ediliyor.
Kamuoyunda Yankı Uyandırdı
Karar, kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı. Kimi kesimler cezaevlerinde disiplinin sağlanması için bu tür kısıtlamaların gerekli olduğunu savunurken, insan hakları savunucuları uygulamanın tutukluların sosyal ve kültürel hayata katılımını tamamen engellediğini vurguluyor. Sporun rehabilite edici etkisi göz önüne alındığında, maç izleme yasağının tutukluların psikolojik durumunu olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
İBB tutukluları arasında yer alan bazı isimlerin Süper Lig'e olan ilgisi biliniyordu. Geçtiğimiz sezon boyunca cezaevinde maçları takip ettikleri ve hatta kendi aralarında tahmin oyunları düzenledikleri konuşuluyordu. Bu yasağın, tutukluların moral motivasyonunu düşüreceği ve cezaevi ortamında gerginliğe yol açabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.
Arka Plan: İBB Soruşturması
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturma, geçtiğimiz yıl başlatılmış ve kısa sürede genişletilmişti. Soruşturma kapsamında belediyenin ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerinde duruluyor. Tutuklanan isimler arasında üst düzey bürokratlar ve iştirak şirketlerinin yöneticileri bulunuyor. Soruşturmanın siyasi bir boyut taşıdığı yönünde eleştiriler de gündemde. Muhalefet partileri, soruşturmanın iktidar tarafından muhalif belediyelere yönelik bir baskı aracı olarak kullanıldığını öne sürüyor.
İBB tutuklularının cezaevi koşulları, daha önce de tartışma konusu olmuştu. Tutukluların avukatları, müvekkillerinin sağlık hizmetlerine erişimde zorluk çektiğini ve bazı temel haklardan mahrum bırakıldığını iddia etmişti. Son yaşanan maç yasağı, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi. Cezaevi idaresinin, tutuklulara yönelik ayrımcı uygulamalar içinde olduğu iddiaları da güçlendi.
Uzmanlar, cezaevlerinde spor müsabakalarının izlenmesinin yaygın bir uygulama olduğunu ve bunun mahkumların rehabilitasyonuna katkı sağladığını belirtiyor. Ancak son yıllarda Türkiye'de cezaevlerinde artan kısıtlamalar, uluslararası raporlara da konu olmuş durumda. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), Türkiye'deki cezaevi koşullarına ilişkin endişelerini dile getirmişti.
Sonuç ve Değerlendirme
İBB tutuklularına getirilen maç yasağı, ceza infaz sistemindeki keyfi uygulamaların bir yansıması olarak görülüyor. Tutukluların ücretini ödeyerek eriştiği bir hizmetin engellenmesi, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmıyor. Bu tür kısıtlamaların, tutukluların cezalandırılmasının ötesinde bir amaç taşımadığı açık. Cezaevi idaresinin, tutukluların haklarını kısıtlarken keyfi davranmaması ve yargı denetimine açık olması gerekiyor. Kamuoyunun bu konudaki hassasiyeti, uygulamanın yakından takip edileceğini gösteriyor.