İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki ek iddianamede, Ağaç A.Ş. üzerinden yürütülen bir rüşvet düzenine ilişkin çarpıcı bulgular yer aldı. İddianameye göre, hakediş almak isteyen müteahhitlerden toplanan milyonlarca lira, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu'nun yeğeni Derya Dağdeviren ve eşi Serdar Dağdeviren'in hesaplarına aktarıldı. Soruşturma kapsamında hazırlanan ek iddianame, rüşvet ağının nasıl işlediğini ve kimlerin bu düzenden pay aldığını gözler önüne serdi.
İddianamenin Detayları: Rüşvet Çarkı Nasıl İşledi?
Ek iddianamede yer alan bilgilere göre, Ağaç A.Ş. adlı şirket, İBB ihalelerine katılan müteahhitlerden "hakediş" adı altında para topladı. Bu paraların bir kısmı, Dilek İmamoğlu'nun yeğeni Derya Dağdeviren ve eşi Serdar Dağdeviren'in banka hesaplarına transfer edildi. İddianamede, söz konusu transferlerin milyonlarca lirayı bulduğu ve düzenli aralıklarla gerçekleştirildiği belirtiliyor. Soruşturma savcılığı, elde edilen banka kayıtları ve tanık ifadeleriyle rüşvet ilişkisini somutlaştırdı.
İddianameye göre, müteahhitlerden alınan paralar karşılığında İBB'ye ait ihalelerde usulsüzlük yapıldığı, hakedişlerin öne çekildiği veya şişirildiği iddia ediliyor. Ağaç A.Ş.'nin bu düzenin merkezinde yer aldığı ve şirket üzerinden para akışının sağlandığı vurgulanıyor. Ek iddianamede, Derya Dağdeviren ve Serdar Dağdeviren'in yanı sıra bazı İBB yetkililerinin de rüşvet ağında yer aldığı öne sürülüyor.
Yetkililer, soruşturmanın genişletilebileceğini ve yeni isimlerin iddianameye eklenebileceğini belirtiyor. İBB tarafından konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak iddianamenin kamuoyuna yansımasıyla birlikte tartışmaların daha da alevlenmesi bekleniyor.
Derya Dağdeviren ve Serdar Dağdeviren Kimdir?
Derya Dağdeviren, Dilek İmamoğlu'nun yeğeni olarak biliniyor. İş dünyasında faaliyet gösteren Derya Dağdeviren ve eşi Serdar Dağdeviren'in, çeşitli şirketler üzerinden ticari faaliyetler yürüttüğü öğrenildi. İddianamede, çiftin hesaplarına yapılan transferlerin kaynağının Ağaç A.Ş. olduğu ve bu paranın rüşvet geliri olduğu ileri sürülüyor. Çiftin avukatları aracılığıyla suçlamaları reddettiği ve iddiaların asılsız olduğunu savunduğu öğrenildi.
Derya Dağdeviren'in sosyal medya hesaplarında lüks yaşam tarzını sergilediği ve sık sık yurt dışı seyahatlerine çıktığı görülüyor. Ancak bu durum, iddianamedeki suçlamalarla birleşince kamuoyunda infial yarattı. CHP'ye yakınlığıyla bilinen bazı iş insanlarının da bu rüşvet ağında adı geçiyor.
İBB ve Ekrem İmamoğlu'na Yönelik Diğer Soruşturmalar
Bu ek iddianame, İBB'ye yönelik yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturmanın parçası. Daha önce de İBB'nin ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla bazı yöneticiler hakkında soruşturma başlatılmıştı. Ekrem İmamoğlu ve ekibine yönelik yolsuzluk iddiaları, uzun süredir muhalefet partileri ve iktidar arasında gerilime neden oluyor. İmamoğlu, kendisine yönelik soruşturmaları "siyasi" olarak nitelendirirken, hükümet kanadı yargının bağımsız hareket ettiğini savunuyor.
Son iddianame, özellikle aile üyelerinin rüşvet ağına dahil edilmesi iddiasıyla diğerlerinden ayrılıyor. Muhalefet, iddianamenin siyasi bir operasyon olduğunu öne sürerken, iktidar cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Kamuoyu anketlerine göre, seçmenlerin önemli bir kısmı yolsuzluk iddialarını yakından takip ediyor ve bu tür haberler seçim dönemlerinde belirleyici olabiliyor.
Rüşvet İddialarının Hukuki ve Siyasi Yansımaları
Hukukçular, iddianamede yer alan delillerin somut olması halinde ciddi yaptırımların gündeme gelebileceğini belirtiyor. Rüşvet suçlaması, Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında ağır hapis cezalarını gerektiriyor. Ancak soruşturmanın henüz iddianame aşamasında olduğu ve mahkeme sürecinin uzun sürebileceği ifade ediliyor. Öte yandan, iddianamenin basına sızması, yargı sürecinin tarafsızlığına gölge düşürebileceği endişesini de beraberinde getiriyor.
Siyasi analistler, bu tür yolsuzluk iddialarının yerel seçimler öncesinde İBB yönetimini zor durumda bırakabileceğini öngörüyor. Ekrem İmamoğlu'nun halk nezdindeki popülaritesi göz önüne alındığında, iddiaların seçmen davranışını nasıl etkileyeceği merak konusu. Kamuoyunun bir kısmı iddiaları ciddiye alırken, bir kısmı da siyasi komplo olarak değerlendiriyor. Önümüzdeki günlerde yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği ve yeni belgelerin ortaya çıkıp çıkmayacağı, tartışmanın seyrini belirleyecek.