Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada, duruşma salonunda cep telefonuyla görüntü ve ses kaydı alan kişiler hakkında resen soruşturma başlattı. Olay, 11 Mart 2025 tarihinde Bakırköy Adliyesi'nde görülen duruşma sırasında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 7 sanığın yargılandığı davada yaşandı. Savcılık, adliye binasında ve duruşma salonunda kayıt yapılmasının yasak olduğunu hatırlatarak, bu eylemin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 154. maddesine aykırı olduğunu belirtti.
Soruşturma Kapsamı ve Gelişmeler
Savcılık, duruşma salonunda kayıt yapıldığına dair gelen ihbarlar ve basına yansıyan görüntüler üzerine harekete geçti. İlk belirlemelere göre, en az 3 kişinin cep telefonuyla kayıt yaptığı tespit edildi. Bu kişilerin kimliklerinin belirlenmesi için adliye güvenlik kameraları inceleniyor. Soruşturma kapsamında, kayıtların sosyal medyada yayılması da ayrı bir suç olarak değerlendiriliyor. Duruşmada İmamoğlu'nun avukatları, müvekkillerinin ifade özgürlüğünün kısıtlandığını savunurken, savcılık kayıtların yargılama sürecine müdahale anlamına geldiğini vurguladı.
Hukuki Boyut ve Yargılama Süreci
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması, 2024 yılı Aralık ayında başlatılmıştı. Soruşturmada, İBB'nin ihalelere fesat karıştırdığı, usulsüz harcamalar yaptığı ve kamu kaynaklarını kötüye kullandığı iddiaları yer alıyor. Dava kapsamında Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra, belediye bürokratları ve özel sektör temsilcileri de yargılanıyor. Duruşma salonunda yaşanan kayıt olayı, davaya yeni bir boyut kazandırdı. Ceza hukuku uzmanları, görüntü ve ses kaydı almanın Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesinde düzenlenen 'haberleşmenin gizliliğini ihlal' suçu kapsamında değerlendirilebileceğini ifade ediyor. Ayrıca, kayıtların yayılması durumunda 'kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve yayılması' suçu da gündeme gelebilir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın tüm yönleriyle titizlikle yürütüleceğini açıkladı.
Dava sürecinde yaşanan bu gelişme, yargı bağımsızlığı ve yargılama güvenliği açısından önemli bir test niteliği taşıyor. Adliyede kayıt yasağının ihlali, yargıya ve duruşma disiplinine zarar verebilir. Öte yandan, duruşmaların şeffaf olması gerektiğini savunanlar, kayıt almanın kamu yararına olabileceğini, ancak hukuki sınırların aşılmaması gerektiğini belirtiyor. Soruşturma sonucunda, kayıt yapanlara adli para cezası veya 1 yıla kadar hapis cezası istenebileceği ifade ediliyor. Yargılama süreci devam ederken, İmamoğlu ve diğer sanıkların bir sonraki duruşması Nisan ayına ertelendi.