İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının ikinci duruşmasının 37. gününde mahkemenin açıkladığı ara kararın ayrıntıları netleşti. Tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı davada mahkeme, gizli tanıklar İlke, Zeytin, Martı ve Gürgen'in bir sonraki duruşma günü hazır edilmeleri için tanık koruma şube müdürlüğüne talimat verdi. Karar, duruşmanın seyrini değiştirecek yeni bir aşamanın habercisi olarak yorumlandı.
Gizli tanıkların kimliği ve koruma statüsü
Davanın önceki celselerinde ifadelerine başvurulmayan gizli tanıkların, mahkeme salonunda bizzat dinlenmesi kararlaştırıldı. İlke, Zeytin, Martı ve Gürgen kod adlarıyla kayıtlara geçen tanıkların, tanık koruma statüsünde oldukları ve güvenliklerinin özel olarak sağlanacağı belirtildi. Tanık koruma şube müdürlüğüne gönderilen yazıda, söz konusu kişilerin duruşma günü eksiksiz olarak adliyede bulundurulmaları istendi. Bu adım, savunma tarafının tanıklara doğrudan soru sorma hakkını kullanmasının önünü açacak.
Hukukçular, gizli tanıkların mahkemede dinlenmesinin, dosyadaki delillerin sıhhati açısından kritik olduğunu vurguluyor. Tanıkların beyanlarının çelişkili olup olmadığı, savunma makamının sorgulamasıyla ortaya çıkacak. Ayrıca tanıkların koruma altında olması, ifade sürecinde güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyor. Mahkemenin bu konuda ek önlemler alabileceği ifade ediliyor.
Davanın arka planı ve 37. gün
İBB davası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında açılmıştı. Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu olarak yargılandığı dava, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İkinci duruşmanın 37. gününde mahkeme heyeti, hem sanık avukatlarının taleplerini hem de cumhuriyet savcısının görüşlerini değerlendirdi. Ara kararın açıklanmasının ardından duruşmaya kısa bir ara verildi.
Davanın önceki oturumlarında tanık dinlenmesine ilişkin usul tartışmaları yaşanmıştı. Savunma tarafı, gizli tanık beyanlarının hukuka aykırı olduğunu savunarak bu kişilerin mahkemede dinlenmesini talep etmişti. Mahkemenin son kararı, bu talebin kabul edildiği şeklinde yorumlandı. Ancak tanıkların kimliklerinin gizliliğinin nasıl korunacağı ve sorgulama sırasında hangi usullerin uygulanacağı henüz netleşmedi.
Duruşma salonunda sanık yakınları ve avukatlar hazır bulundu. İmamoğlu'nun da aralarında olduğu tutuklu sanıklar, ara kararın okunmasının ardından salonan çıkarıldı. Bir sonraki duruşma gününde gizli tanıkların dinlenmesiyle birlikte dosyada yeni bir sayfanın açılması bekleniyor.
Hukuki değerlendirme ve olası sonuçlar
Gizli tanık beyanları, ceza yargılamasında delil olarak kullanılabilse de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında savunma hakkının kısıtlanmaması gerektiği vurgulanıyor. Tanıkların mahkemede dinlenmesi, savunmanın doğrudan soru sormasına imkan tanıyacak. Bu durum, dosyanın seyrini etkileyebilecek yeni bilgilerin ortaya çıkmasına yol açabilir.
Öte yandan, tanık koruma şube müdürlüğünün, tanıkların güvenliğini sağlamak için ek önlemler alması bekleniyor. Duruşma günü adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınabilir. Mahkeme heyetinin, tanıkların kimlik bilgilerinin gizliliğini korumak için kapalı oturum yapıp yapmayacağı ise belirsizliğini koruyor.
Davanın bir sonraki duruşmasında gizli tanıkların ifadelerine başvurulması, kamuoyunun yakından takip ettiği süreçte önemli bir eşik olacak. İmamoğlu'nun avukatları, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu savunarak dosyaya itiraz etmişti. Şimdi gözler, bu tanıkların mahkemedeki performansına çevrilmiş durumda.
İBB davası, sadece Türkiye'de değil uluslararası alanda da izleniyor. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları, davanın adil yürütülmesi çağrısında bulunmuştu. Mahkemenin tanık dinleme kararı, yargı sürecinin şeffaflığı açısından bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak sürecin nasıl ilerleyeceği, önümüzdeki günlerde yapılacak duruşmalarla netleşecek.