İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 414 sanıklı davanın 46. duruşma günü Silivri'de görülüyor. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 68 tutuksuz sanık, yoğun güvenlik önlemleri altında mahkeme salonuna getirildi. Duruşmada İmamoğlu'nun cezaevine nakledilirken kullanılan aracın arızalı olmasına yönelik tepkisi dikkat çekti.
İmamoğlu'ndan Nakil Aracına Tepki
Ekrem İmamoğlu, sabah saatlerinde Silivri Cezaevi'nden adliyeye getirilirken kendisini taşıyan aracın klima sisteminin çalışmadığını ve aracın iç sıcaklığının dayanılmaz seviyeye ulaştığını belirtti. İmamoğlu, duruşma salonuna girdiğinde avukatlarına "Araçta klima yoktu, ter içinde kaldım. Bu koşullarda nakil yapılması insan onuruna aykırı" dediği öğrenildi. İddiaya göre, cezaevi nakillerinde kullanılan bazı araçların bakımsız olduğu ve bu durumun daha önce de benzer şikayetlere yol açtığı ifade ediliyor.
Duruşma Süreci ve Sanık Sayısı
İBB'ye yönelik yolsuzluk iddialarıyla başlatılan soruşturma kapsamında 414 sanık yargılanıyor. Bunlardan 68'i tutuklu, 346'sı ise tutuksuz yargılanıyor. Dava kapsamında İBB'ye ait ihalelerde usulsüzlük, rüşvet ve zimmet iddiaları yer alıyor. Duruşma sürecinin aylardır devam etmesi, taraflar arasında gerginliğe neden oluyor. CHP'li yetkililer, davayı "siyasi bir kumpas" olarak nitelendirirken, iktidar partisi temsilcileri yargı sürecinin bağımsız olduğunu savunuyor.
İddianame ve Beklentiler
İddianamede, İBB'nin 2019-2023 yılları arasında bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı ve bu ihalelerden elde edilen gelirin belediye kaynaklarından usulsüz aktarıldığı öne sürülüyor. Dava ile ilgili kamuoyunda oluşan beklenti, özellikle İmamoğlu'nun savunmasının ne yönde olacağı üzerine yoğunlaşıyor. İmamoğlu'nun duruşmalarda yaptığı sert açıklamalar, davayı siyasi bir zemine taşıyor. Gözlemciler, bu davanın yerel seçimlere giden süreçte önemli bir kırılma noktası olabileceğini belirtiyor.
Hukuki Tartışmalar ve Toplumsal Yansımalar
Dava sürecinde, tahliye talepleri ve adil yargılama ilkeleri sıkça gündeme geliyor. Sanık avukatları, müvekkillerinin uzun süredir tutuklu kalmasının hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Öte yandan, dava dosyasındaki delillerin bir kısmının hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiği iddiası da davanın seyrini etkiliyor. Toplumun farklı kesimleri, davaya ilişkin görüşlerini açıklarken, bazı sivil toplum örgütleri adil yargılama çağrısı yapıyor. Türkiye'nin siyasi atmosferinde önemli bir yer tutan bu dava, aynı zamanda yargının bağımsızlığı ve siyaset ilişkisi açısından da tartışılıyor.