İzmir'in Güzelbahçe ilçesinde özel bir yaşlı bakımevinde kalan 86 yaşındaki Fatma Uraz, banyo sonrası fenalaşarak hayatını kaybetti. Olayın ardından açılan davada bakıcı S.D.'ye 'taksirle ölüme neden olma' suçundan 21 bin 600 TL adli para cezası verilmesi, cezanın taksitle ödenmesine hükmedilmesi kamuoyunda büyük tepki çekti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.
Olayın perde arkası
Fatma Uraz, 2021 yılı Aralık ayında kaldığı bakımevinde banyo yaptırıldıktan sonra rahatsızlandı. Bakıcı S.D., yaşlı kadını odasına götürdükten kısa süre sonra fenalaştığını fark etti ancak sağlık ekipleri gelene kadar müdahale yetersiz kaldı. Otopsi raporunda ölümün kalp krizine bağlı olduğu belirtilirken, ihmalin boyutu tartışma konusu oldu. Olayın ardından bakımevi hakkında da soruşturma başlatıldı.
Yargıtay bozma kararı ve gerekçesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği 21 bin 600 TL adli para cezasını 'eksik inceleme' ve 'cezanın caydırıcılıktan uzak olması' gerekçesiyle bozdu. Kararda, sanığın kusur oranının yeniden değerlendirilmesi ve bilirkişi raporu alınması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, cezanın taksitle ödenmesine hükmedilmesinin mağdur ailesi açısından hakkaniyet duygusunu zedelediği ifade edildi.
Aile tepkili: 'Cezasızlık ölüm getirdi'
Fatma Uraz'ın kızı Ayşe Uraz, kararı 'utanç verici' olarak nitelendirdi. 'Annemin hayatı 21 bin TL'ye mi değer? Bu ceza caydırıcı değil, aksine ihmali teşvik ediyor' dedi. Aile, duruşmalara katılarak adalet arayışını sürdürüyor. Olay, huzurevlerindeki denetim eksikliğini ve yaşlı bakım hizmetlerindeki zafiyetleri bir kez daha gündeme getirdi.
Uzmanlar ne diyor?
Yaşlı bakımı alanında çalışan uzmanlar, bu tür olayların sık yaşandığını ancak yaptırımların yetersiz kaldığını belirtiyor. Türkiye'de huzurevlerine yönelik denetimlerin artırılması ve bakıcı eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Ayrıca, yaşlı istismarı ve ihmali konusunda cezaların caydırıcı olması için yasal düzenlemeler yapılması çağrısında bulunuyorlar.
Toplumsal yankılar ve siyasi boyut
Olay, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. #Adaletİstiyoruz etiketiyle binlerce paylaşım yapıldı. Muhalefet partileri, konuyu Meclis gündemine taşıyarak Sağlık Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın sorumluluğunu sorguladı. CHP'li milletvekilleri, huzurevlerindeki denetim eksikliğine dikkat çekerek bir araştırma önergesi verdi. AK Parti cephesinden ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Hukuki süreç devam ediyor
Yargıtay'ın bozma kararının ardından dosya yeniden İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahkeme, bilirkişi raporu alarak ve tanıkları dinleyerek yeniden karar verecek. Sürecin birkaç ay sürmesi bekleniyor. Bu arada, bakımevinin faaliyet izniyle ilgili inceleme de sürüyor.
Bağımsız değerlendirme
Bu olay, Türkiye'de yaşlı bakım hizmetlerinin denetim ve yaptırım mekanizmalarındaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi. 21 bin TL gibi sembolik bir cezanın, bir insan hayatının karşılığı olamayacağı açıktır. Yargıtay'ın bozma kararı umut verici olsa da, sistemik sorunların çözümü için kapsamlı bir reform şarttır. Yaşlılarımızın korunması, sadece yargı kararlarıyla değil, önleyici politikalar ve güçlü denetim mekanizmalarıyla mümkün olacaktır.