Dışişleri Bakanlığı, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın güney bölgesine düzenlediği füze saldırısını en güçlü biçimde kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, saldırının sivil yerleşim yerlerini hedef almasının uluslararası hukukun açık ihlali olduğu belirtildi. Ankara, saldırının bölgesel barış ve istikrarı tehdit ettiğine dikkat çekerek, Suudi Arabistan'ın güvenliğine tam destek verdiğini ifade etti. Açıklamada ayrıca, Husilerin bu tür provokatif eylemlerinin Yemen'deki siyasi çözüm çabalarına zarar verdiği vurgulandı. Türkiye, Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygının önemini yineleyerek, tarafları itidal ve diyalog çağrısına uymaya davet etti.
Saldırının Ayrıntıları
Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın güneyindeki Cizan bölgesine balistik füze fırlattı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, füzeyi hava savunma sistemleriyle imha ettiğini duyurdu. Saldırıda can kaybı yaşanmazken, füze parçalarının bazı sivil yapılara zarar verdiği bildirildi. Husiler, saldırının Suudi Arabistan'ın Yemen'deki askeri operasyonlarına misilleme olduğunu öne sürdü. Ancak uluslararası toplum, sivil hedeflere yönelik saldırıları kınayarak, Husileri ateşkes ihlalleri konusunda uyardı.
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
Saldırı, başta Körfez ülkeleri olmak üzere birçok ülke tarafından kınandı. Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, tarafları derhal ateşkese ve siyasi müzakerelere dönmeye çağırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı da saldırıyı kınayarak, Husilere yönelik yaptırımların devam edeceğini belirtti. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı ise, saldırının Riyad'ın barış çabalarına karşı bir provokasyon olduğunu savundu. Türkiye'nin kınama mesajı, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın bir yansıması olarak değerlendirildi. Ankara, daha önce de Husilerin saldırılarına karşı Suudi Arabistan'ın yanında olduğunu ifade etmişti.
Yemen Savaşının Arka Planı
Yemen'deki iç savaş, 2014 yılında Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'te uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini desteklemek amacıyla askeri müdahalede bulundu. Çatışmalar bugüne kadar on binlerce sivilin ölümüne ve büyük bir insani krize yol açtı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Yemen nüfusunun yüzde 80'den fazlası insani yardıma muhtaç durumda. Son aylarda Suudi Arabistan ve Umman arabuluculuğunda kalıcı bir ateşkes için müzakereler sürüyor. Ancak Husilerin füze ve drone saldırıları, barış sürecini tehdit eden en önemli unsurlardan biri olmaya devam ediyor.
Türkiye, Yemen'de siyasi çözümü desteklerken, Husilerin saldırgan tutumunun bölgesel istikrarı bozduğu görüşünde. Ankara'nın bu son kınama açıklaması, Suudi Arabistan ile ilişkilerin normalleşme sürecinde olduğu bir döneme denk geldi. İki ülke, son yıllarda yaşanan gerilimlerin ardından diyaloğu artırmış durumda. Husilerin saldırısı, Riyad ile Ankara arasındaki güvenlik işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde Yemen'de kalıcı bir ateşkes sağlanması halinde, bölgesel gerilimlerin azalması bekleniyor.