Suudi Arabistan'ın en yüksek dinî otoritesi olan Başmüftü Salih el-Fevzan, Yemen'de İran destekli Husi militanlara karşı mücadele eden ve Aden merkezli Meşru Hükümeti destekleyen Suudi ordusu güçlerine yönelik bir fetva yayımladı. Fetvada, askerlerin savaşa hazır olmaları ve Husi hedeflerine karşı kararlılıkla mücadele etmeleri gerektiği vurgulandı. Bu çağrı, Husilerin Riyad ve Yanbu kentlerine düzenlediği füze saldırılarının ardından geldi. Meşru Hükümet Kuvvetleri ise Lahic ve Taiz cephelerinde Husilere karşı ilerleyişini sürdürüyor.
Başmüftü'den Orduya 'Savaş İçin Hazır Olun' Mesajı
Suudi Arabistan Başmüftüsü Salih el-Fevzan, yayımladığı fetvada, Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Suudi askerlerine seslenerek "Savaş için hazır olun" ifadelerini kullandı. Fetva, Suudi Arabistan'ın resmi dinî kurumu olan Kıdemli Alimler Konseyi'nin başındaki isim tarafından açıklandı. El-Fevzan, Husi militanların İran'ın bölgedeki uzantısı olduğunu ve bu gruba karşı verilen mücadelenin dinî bir vecibe olduğunu belirtti. Fetvada ayrıca, Suudi askerlerinin Yemen'de barış ve istikrarı sağlamak için savaştığı, bu nedenle manevi olarak da desteklenmeleri gerektiği kaydedildi.
Bu açıklama, Suudi Arabistan'ın Yemen politikasında dinî meşruiyet arayışının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Başmüftü'nün çağrısı, özellikle son dönemde artan Husi saldırılarına karşı hem askeri hem de toplumsal bir motivasyon sağlamayı amaçlıyor. Uzmanlar, fetvanın Suudi kamuoyunda orduya olan desteği pekiştirebileceğini belirtiyor.
Husilerden Riyad ve Yanbu'ya Füze Saldırısı
Husi militanlar, son günlerde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ve batıdaki Yanbu kentine balistik füze saldırıları gerçekleştirdi. Suudi hava savunma sistemleri, füzelerin büyük bir kısmını havada imha ettiğini açıkladı. Ancak saldırılar, bölgede tansiyonu daha da yükseltti. Husi sözcüleri, saldırıların Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik operasyonlarına misilleme olduğunu öne sürdü. Riyad yönetimi ise bu saldırıları "bölgesel güvenliğe doğrudan tehdit" olarak nitelendirdi ve karşılık verileceğini duyurdu.
Füze saldırıları, Suudi Arabistan'ın ekonomik ve stratejik tesislerini hedef alması nedeniyle uluslararası kamuoyunda da endişeyle karşılandı. Yanbu'daki petrol rafinerileri ve liman tesisleri, saldırıların odağında yer aldı. Suudi yetkililer, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını ancak maddi hasar meydana geldiğini bildirdi.
Meşru Hükümet Kuvvetlerinin Lahic ve Taiz İlerleyişi
Yemen'in güneyindeki Lahic ve Taiz kentlerinde, Aden merkezli Meşru Hükümete bağlı kuvvetler, Husi militanlara karşı operasyonlarını sürdürüyor. Son günlerde Lahic'in kuzey kesimlerinde ve Taiz'in doğu cephesinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Hükümet güçleri, stratejik noktaları ele geçirerek Husi ikmal hatlarını kesmeyi hedefliyor. Taiz'deki çatışmalar, kentin merkezine yakın bölgelerde yoğunlaşmış durumda. Meşru Hükümet Kuvvetleri sözcüsü, operasyonların planlandığı gibi ilerlediğini ve Husi militanların geri çekilmeye başladığını iddia etti.
Ancak sahadan gelen bazı raporlar, çatışmaların sivil halk üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu gösteriyor. Taiz'deki hastaneler, artan yaralı sayısı nedeniyle kapasite sınırına ulaşmış durumda. Birleşmiş Milletler, bölgedeki insani durumun kötüleştiği uyarısında bulunarak taraflara sivilleri koruma çağrısı yaptı.
Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar
Suudi Başmüftü'nün fetvası, Yemen savaşının dinî bir boyut kazanmasına yönelik eleştirileri de beraberinde getirdi. Bazı uluslararası gözlemciler, fetvanın çatışmayı daha da körükleyebileceğini ve barış çabalarını zorlaştırabileceğini belirtiyor. İran ise fetvayı "Suudi Arabistan'ın Yemen'deki başarısızlığını örtme çabası" olarak yorumladı. Tahran yönetimi, Husileri desteklediğini açıkça kabul etmese de bölgedeki Şii gruplarla olan bağlantıları biliniyor.
ABD ve Avrupa ülkeleri, Husi saldırılarını kınarken Suudi Arabistan'ın güvenlik endişelerini anlayışla karşıladıklarını belirtti. Ancak diplomatik kaynaklar, kalıcı bir çözüm için Yemen'deki tüm tarafların katılacağı bir müzakere sürecinin şart olduğunu vurguluyor. Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi, önümüzdeki günlerde bölgeye yeni bir ziyaret gerçekleştirerek tarafları diyaloğa çağırmayı planlıyor.
Yemen Savaşının Arka Planı
Yemen'de iç savaş, 2014 yılında Husi militanların başkent Sana'yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana meşru hükümeti desteklemek için operasyonlar düzenliyor. Savaş, yedi yıldan fazla süredir devam ediyor ve ülke tarihinin en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. BM verilerine göre, çatışmalarda on binlerce sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi ve ülke açlık sınırında yaşıyor.
Husiler, son yıllarda Suudi Arabistan içlerine ve Kızıldeniz'deki stratejik noktalara yönelik saldırılarını artırdı. Bu saldırılar, bölgesel güvenliği tehdit etmesinin yanı sıra küresel petrol arzını da riske atıyor. Suudi Arabistan, bir yandan askeri operasyonlarla Husi ilerleyişini durdurmaya çalışırken diğer yandan da diplomatik kanalları açık tutmaya çalışıyor. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik, kalıcı bir ateşkesin önündeki en büyük engel olarak duruyor.
Sonuç olarak, Suudi Başmüftü'nün fetvası, Yemen'deki çatışmanın dinî ve ideolojik bir boyut kazandığını gösteriyor. Husi saldırıları ve Meşru Hükümet Kuvvetlerinin ilerleyişi, savaşın seyrini belirleyecek gelişmeler olarak öne çıkıyor. Ancak bölgede kalıcı barışın sağlanması için askeri çözümlerin yeterli olmadığı, kapsamlı bir siyasi diyaloğun şart olduğu her geçen gün daha net anlaşılıyor.