Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ve güneydeki Abha kentinde bulunan havalimanları ile askeri tesisleri balistik füzeler ve kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı. Saldırılar sırasında Riyad Havalimanı'nda park halinde bulunan Suudi Arabistan devletine ait Airbus A310 tipi yolcu uçağı isabet alarak hasar gördü. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, saldırıların Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik operasyonlarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini duyurdu.
Saldırıların ayrıntıları ve hedefler
Husi kontrolündeki El-Mesira televizyonunun haberine göre, saldırılar gece saatlerinde gerçekleşti. Husiler, Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile Abha Uluslararası Havalimanı'nı ve çevresindeki askeri üsleri hedef aldıklarını açıkladı. Suudi Arabistan resmi kaynakları ise hava savunma sistemlerinin füzeleri ve İHA'ları büyük ölçüde etkisiz hale getirdiğini, ancak bir yolcu uçağının hasar gördüğünü doğruladı.
Suudi Arabistan devlet havayolu şirketi Saudia'ya ait olduğu belirtilen Airbus A310 tipi uçak, saldırı sırasında Riyad Havalimanı'nda park halindeydi. Uçağın gövdesinde ve kanatlarında maddi hasar oluştuğu, can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Havalimanı yetkilileri, saldırının ardından uçuşlarda kısa süreli aksamalar yaşandığını, ancak operasyonların normale döndüğünü açıkladı.
Husilerin açıklaması ve Suudi Arabistan'ın yanıtı
Husi askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı yazılı açıklamada, "Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik saldırılarına karşılık olarak Riyad ve Abha'daki havalimanları ile askeri tesisleri vurduk. Bu operasyonlar, Suudi rejiminin Yemen halkına yönelik kuşatması ve saldırılarına bir yanıttır" ifadelerini kullandı. Saree, saldırılarda balistik füzeler ve kamikaze İHA'lar kullanıldığını belirtti.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise yaptığı açıklamada, Husilerin saldırılarının sivilleri hedef aldığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurguladı. Koalisyon sözcüsü Turki al-Maliki, "Husi milislerinin bu saldırıları, bölgesel güvenliği tehdit etmekte ve barış çabalarını baltalamaktadır. Hava savunma sistemlerimiz saldırıların büyük bir kısmını engellemiştir" dedi. Al-Maliki, saldırılara karşı gerekli karşılığın verileceğini sözlerine ekledi.
Bölgesel gerilim ve uluslararası tepkiler
Bu saldırı, Yemen iç savaşının başlangıcından bu yana Husilerin Suudi Arabistan topraklarına yönelik en kapsamlı operasyonlarından biri olarak değerlendiriliyor. 2015 yılından bu yana Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Yemen'deki Husilere karşı operasyonlar düzenliyor. Husiler ise zaman zaman Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve başkent Riyad'a füze ve İHA saldırıları gerçekleştiriyor.
Uluslararası toplumdan saldırıya ilişkin açıklamalar geldi. Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, taraflara itidal çağrısında bulunarak, "Sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılar kabul edilemez. Bölgede tansiyonun düşürülmesi için diyalog şart" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise Husilerin saldırılarını kınadıklarını ve Suudi Arabistan'ın güvenliğine olan bağlılıklarını yinelediklerini belirtti.
Riyad Havalimanı'na yönelik saldırı, Suudi Arabistan'ın en yoğun havalimanlarından birinde güvenlik endişelerini artırdı. Uzmanlar, Husilerin İHA ve füze kapasitesini geliştirmesinin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguluyor. Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemlerinin etkinliği ise tartışma konusu. Saldırıda bir uçağın isabet alması, havalimanı güvenliği ve sivil havacılık üzerindeki riskleri gözler önüne seriyor.
Yemen krizi ve insani durum
Yemen'de yıllardır süren çatışmalar, dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ülkede 20 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda. Suudi Arabistan ve müttefiklerinin uyguladığı hava ve deniz ablukası, yardımların ulaştırılmasını zorlaştırıyor. Husiler ise Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarla ablukayı kırmayı ve müzakere masasında avantaj elde etmeyi amaçlıyor.
Son saldırılar, Yemen'deki savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. İran'ın Husilere verdiği destek, Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının bir parçası olarak görülüyor. Bölgede barış çabaları ise sonuçsuz kalmaya devam ediyor. Uluslararası toplum, Yemen'de kalıcı bir ateşkes ve siyasi çözüm için çağrılarını sürdürüyor, ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve karşılıklı saldırılar bu hedefi giderek zorlaştırıyor.
Bu saldırı, Suudi Arabistan'ın Yemen politikasını ve bölgesel güvenlik stratejisini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Riyad, hem askeri hem de diplomatik yollarla Husilerin saldırılarını engellemeye çalışırken, aynı zamanda sivil halkın güvenliğini sağlamak zorunda. Ancak artan saldırılar, Suudi Arabistan'ın hava savunma kapasitesinin sorgulanmasına ve bölgede daha geniş bir çatışmanın kapıda olduğu endişelerine yol açıyor. Uluslararası aktörlerin acil müdahalesi olmadan, Yemen krizi daha da derinleşebilir ve bölgesel istikrar ciddi zarar görebilir.